Arpanın Bitki Özellikleri

October 27th, 2010 by admin | Filed under Uncategorized.

Arpanın Özellikleri

Çimlenen bir tanesi 5-8 kökçük verir. kökçükler kısa bir zaman sonra olarak toprağa yakın boğumlardan meydana gelen kökler toprağın 25-30 cm derinliğinde yayılarak bitkiyi beslerler. Bir kısım kökler ise toprağın derinliklerine inerler.

Arpada kökün büyümesi devreler de çok kuvvetlidir ve bu durum bitkinin başak çıkarmasına kadarda devam etmektedir. Arpada kökün devreler de kuvvetli olarak büyümesinin sebebi diğer buğdaygillere nazaran yetişmesinin daha kısa olmasındandır. Arpa filizleri yeşil renktedir bazılarında ise menekşe renginde antosiyan lekelerine de rastlanır. Buğdaygiller içersinde en çok kardeşlenendir. Normal olarak 5-8 kardeş verir. Arpada dilcik ve kulakçık çok kuvvetli olarak gelişmiştir yaprakları diğer buğdaygillerden daha geniştir. Uzunluğu 13-23 genişliği ise 0.5-1.8 cm dir. Gövdesi ortalama 35-100 cm kadar boy alır. olarak çok sıralı arpalar boyca iki sıralılardan daha kısadır.

Arpada başak beşinci de sekizinci boğumdan sonra çıkar. Ortalama 8-15 cm boyundadır. İki sıralı arpalarda çok sıralılara nazaran daha uzundur. Başaklar başak ekseni üzerinde teker teker otururlar ve bir çiçeklidirler. Başak ekseni üzerindeki çiçeklerden yalnız ortadaki tane tutma kabiliyetinde ise başak iki sıralı aksi takdirde çok sıralıdır.

İki sıralı arpalarda döllenme açık olup yabancıdır. Döllenme sırasında havanın sıcaklığı düşük olursa çiçekler açamayacaklarından döllenme kendi kendisine . Döllenmenin açık da kapalı olması ıslah içinde önemlidir.(5)

Bir arpa tanesi genel olarak bir karyopsis ile dıştan yapışık bulunan iç kavus, kapçık ve başakçık ekseni kalıntısından oluşur. Çıplak arpa çeşitlerinde ise iç kavuz ve kapçık karyopsise yapışık olmadığından sonunda edilen ürün çıplak tanelidir. karyopsis gerekse kavuzların özellikleri çeşitlere göre az çok değişiklikler gösterir. Karyopsis en dışta meye kabuğu (pericarp) ve onun altında tohum kabuğu (testa) ile bunlar tarafından çepeçevre sarılan besi doku (endosperm) ve embriyoyu kapsar. Arpa tanesi yaklaşık 8-12 mm uzunluk, 3-4 mm genişlik ve 2-3 mm kalınlıktadır. Bu boyutlar çeşitlere ve özellikle iki ya da altı sıralı ve sık ya da seyrek başaklı oluşuna göre değişir. Bin tane ağırlığı 30-62 gr hektolitre ağırlığı 60-72 kg arasında bulunur. Bileşiminde yaklaşık %67-68 azotsuz ekstrak %9.5 ham protein %10-14 nem %3.9 ham selüloz %2.1 ham yağ ve %2.2 kül bulunur. Hazmolunur maddeler oranı ise %62.4 ekstrak maddeler %6.6 protein %1.9 yağ ve %1.3 selülozdur. (9)

Arpada Kalite Ölçütleri

Değişik tüketim alanlarının arpada kalite kavramları birbirinden ayrıdır. Örneğin insan beslenmesinde kullanıldığı yerlerde çıplak arpa kaliteli arpa sayılır. Yemlik ve biralık arpa tüketim çevreleri ise kavuzlu arpaları kullanırlar. İnsan beslenmesinde ise arpanın doğrudan kullanımı çok az olduğundan kalite kavramı yalnızca yemlik ve biralık arpa tüketicilerinin aradığı ölçütleri kapsamaktadır.

Yemlik arpada aranan en önemli özellikler başta verim olmak üzere yüksek protein ve düşük kavuz oranıdır. Ayrıca kılçığın dipten kırılır ve düz olması da istenir. Kavuz ve kılçık faktörleri bakımından çıplak arpalar daha elverişli görünürse de bunlarda verimin düşük oluşu geniş çaplı üretimlerini önlemektedir. Kılçığın dipten kırılması arpada hektolitre ağırlığını da yükseltir. Kılçığın çok dipten kırılması ise kavuzların uçtan yırtılmasına neden olur ki bu durumda üründe çıplak tane oranı da artar. Arpa tanesinde yaklaşık %7-15 ağırlığı olan kavuzun besleme değeri de düşüktür. Yemlik arpada kavuz oranının düşük olması istenir. ancak yemlik arpanın kolay sindirile bilmesi için kavuzlu olması da gerekir. Biracılık yönünden iyi bir arpada, arpanın ölçütleri renk ve koku dolgunluk kılçıklılık durumu kırık tane oranı deneysel ölçütleri ise tane irilik oranı çimlenme gücü nem oranı protein oranı nişasta oranı ve kavuz oranı olarak sayabiliriz. Günümüzde bu ölçütlerin bir çoğu için ayrı kalite dereceleri de ortaya konmuştur. (9)

15

Biralık arpada başlıca kalite değerleri hektolitre ağırlığı en az 65 kg, %85 den fazlasının tane iriliği 2.5 mm den büyük, 1000 tane ağırlığı 36-48 gr, kavuz oranı %8-9, ekstrak oranı en az %65, protein oranı %8-12, çimlenme hızı %90 nın üzerinde nem oranı %12-13 ve tane kesiti tam unlu olmalıdır. (10)

Arpa Standardizasyonu

Dünyada arpa standardizasyonu buğdayda olduğu kadar gelişmiş değildir. Ülkeler değişik faktörleri göz önünde bulundurarak arpa ürünlerini sınıflandırırlar. Örneğin A.B.D de arpalar tane rengi ve ekolojik bölgesine göre beş sınıfa bu sınıflar ise hektolitre ağırlığı bulunacak sağlam taneler yüzdesi, yabancı madde, kırık tane, siyah tane yüzdelerine göre kalite derecelerine ayrılır.

Türkiye de arpanın tanımına sınıflandırma, derecelendirme, örnek alma, inceleme ve deneylerine piyasaya sunuluş ilkelerine ilişkin TS 4078 sayılı arpa standardı Mart 1983 de yayınlanmıştır. Bu standartta arpa buğdaygiller (gramineae) familyasının hordeum cinsinin iki sıralı (hordeum distichum L.) ve çok sıralı (hordeum vulgare L.) türlerine ait bitkilerin tohumlarıdır diye tanımlanmaktadır. Bu standart maltlık (biralık) ve yemlik arpaları kapsar. Tohumluk olduğu belge ile belirtilen arpaları kapsamaz. Maltlık ve yemlik arpa sınıflarının özellikleri (çizelge 19) de verilmiştir. (9)

Maltlık ve Yemlik Arpa Sınıflarının Özelliklerine Göre Dereceleri

ÖZELLİKLER

MALTLIK

YEMLİK

Dereceler

Dereceler

1

2

3

1

2

3

Hektolitre ağırlığı (kg,en az)

69

67

65

Bindane ağırlığı (gr,en az)

45

43

40

>2.5 mm. Eleküstü( Ağırlıkca %)

85

80

75

<2.2 mm. Elekaltı ( Ağırlıkca% )

2

4

6

Kavuz oranı ( Ağırlıkca % )

8

10

12

Bozuk dane (en çok)

Toplam (ağırlıkça %)

1

2

3

3

5

8

Rastıklı dane (sayı/kg)

15

25

40

Yabancı madde (ençok)

Toplam (ağırlıkça %)

1

2

3

3

5

8

Pelenir (sayı/kg)

20

30

50

30

60

100

Kırık dane (ağırlıkça %)

3

5

8

5

10

15

Siyah arpa (ağırlıkca %)

0,5

1

2

3

5

8

Diğer tahıllar (ağırlıkça %)

2

3

5

5

10

20

Tip karışımı (ağırlıkça %)

2

4

6

Çizelge 19

16

Arpanın Adaptasyonu

Dünya arpa ekilişinin bir çoğu kuzey yarım kürededir. Norveç te 70 kuzey enlemine güney yarım kürede ise Arjantin de 45 derece güney enlemine dek arpa yetiştirilmektedir. Dikey olarak en fazla çıkabildiği yükseklik Himalaya dağlarının güney batı yönlerinde 4480 m dir. Bu değerler arpanın yeryüzünde yatay ve dikey olarak oldukça geniş bir alana yayıldığını göstermektedir. Ancak bu değerler arpanın soğuğa ve sıcağa çok dayanıklı olduğu izlemini vermemelidir. Enlem ve yükselti bakımından ekstremlere ulaşabilen arpa alanları arpanın yazlık ekildiği alanlardır.(9)

İklim İstekleri

Serin iklim tahılları içinde iklim istekleri en fazla olan cins arpadır. Çimlenme minimumu 3-5 C derece optimumu ise 20 C dir. Vejetasyon süresi ve toplam sıcaklık isteği, aynı yöredeki buğdaya göre daha azdır. Fazla soğuk ve fazla sıcak olmayan, bağıl nemi yüksek olan yerlerde yetişir. Vejatatif dönemde, sıcaklığı 0 C nin altına düşmeyen ve 18-20 C nin üstüne çıkmayan, bağıl nemi sürekli olarak %70-80 arasında bulunan yerler arpa için çok uygundur. Çıkışı izleyen 3-4 hafta içinde sıcaklık 6-16 C arasında, ortalama sıcaklık 10 C dolayında olmalıdır.

Fazla güneşlenme; düşük havanemin de zararlı, yüksek hava neminde yararlı olur. Sapa kalkma sırasında sıcaklık 10 C nin altına inmemeli ve 23 C üstüne çıkmamalıdır. Sıcak ve kurak havalı yerler de, çiçeklenme sırasındaki sıcak hava akımları (sam yelleri); döllenmeyi ve tana tutma oranını azaltır, verimi düşürür. Arpanın yüzlek olan kökleri, bu sırada toprağın oldukça derinliklerinde olan suyu alamadıklarından; bitkiler erken oluma geçer ve düşük verim getirir. Arpanın kurak ve yarı kurak bölgelerde yetişen çeşitleri varsada bunların verimleri, nemli bölgeler de yetişen çeşitlerine göre çok düşüktür.

Arpa, kurağa olduğu gibi düşük sıcaklıklara dayanamaz. Kışa ve kurağa en dayanıklı tipleri bile buğday düzeyinde dayanıklı değildir. Arpa çeşitlerinin çoğu –15 C yakınındaki kar örtüsüz, düşük sıcaklıklarda ölüme gider. Bu yüzden, arpanın kısık ekimi bir çok bölgelerde kısıtlıdır. Yazlık ekimi ise ancak yüksek nemli ve verimli topraklarda bol ürün getirir. Soğuk bölgelerde iki sıralı arpalar. Ilıman bölgelerde ise genellikle altı sıralı arpalar yetiştirilir. Yazlık ekimin zorunlu olduğu yörelerde ve durumlarda, arpa olabildiğince erken yazlık ekilmelidir.

Toprak İstekleri

Arpa, toprak istekleri en yüksek olan bitkiler arasındadır. Çiftçimiz, gübreleye bildiği; arpanın iyi yetiştiği verimli tarlalara “arpalık” adını verir. Uygun çeşitler ekilmek koşuluyla, arpa düzeyinde ürün verebilen kültür bitkisi pek azdır. Kökleri yüzlek olduğundan; bitki besin maddelerinin toprakta bol ve alınabilir durumda olmasını ister. En iyi arpa toprakları; havalanması iyi olan, organik maddesi %5 den az olmayan, reaksiyonu nötr olan tınlı topraklardır. Havalanması iyi olmayan yağışlı bölge topraklarında, verim ve özellikle tane kalitesi düşük olur. Su tutma kapasitesi düşük hafif kumlu topraklarda, bitki kuraktan zara görür; taneyi tam doldurmadan, zor oluma gider ve verimi düşer.

Arpa, asit topraklara duyarlıdır. Bununla birlikte toprakta orta derecede aktif kalsiyum bulunması durumunda Ph=5-6 olan hafif asit topraklarda arpa yetişebilir. Arpa tuza dayanıklılık bakımından başta gelen tarla bitkilerindendir. Kök bölgesindeki toprak solusyonun da tuz oranı %0.8-16 arasındaki tuzlu topraklarda arpa yetişebilir. Topraktan fazla tuz kaldırdığı için, sulu tarım alanlarının ekim nöbetinde arpanın önemli bir yeri vardır. Toprakların çoraklaşmasını ve alkalinleşmesini önler; toprak verimliliğini korur.

17

Ekim Nöbeti

Arpa toprakta bol ve alınabilir besin maddeleri istediğinden; ön bitkinin bıraktığı toprağın fiziksel, biyolojik ve kimyasal özelliklerinin bilinmesi önemlidir. Çiftlik ve ticaret gübresi verilmiş şekerpancarından sonra, arpa iyi yetişir. Toprakta fazla azot artığı bırakan ön bitki ve bu arda baklagil bitkileri; yemlik arpa için elverişli olup biralık arpa için elverişli değildir.

Genel olarak arpadan sonra yine arpa ya da öteki serin iklim tahılları ekilişi yaygın ise de, arpanın bir çapa bitkisinden sonra ekilmesi uygundur. Yonca ve üçgülden sonra da arpa ekilebilir. Özellikle birkaç yıllık yonca yetiştirilmiş tarlada, arpa çok yüksek verim getirir. Böyle bir ekim nöbetinde; bol ve kaliteli (yüksek proteinli) yemlik arpa elde edilir.

Kışlık arpa, serin iklim tahılları içinde en erken oluma ulaşan, tarlayı erken boşaltanıdır. Bu nedenle; hasadından sonra aynı tarlaya ikinci bir ürünü yazlık ekme olanağı verir. Uygun yörelerde yılda iki ürün kaldırmak amaçlandığında; arpa, yılın birinci ürünü olarak göz önünde bulundurulması gereken bir bitkidir. Ayrıca, tuza dayanıklı olduğundan ve topraktan fazla tuz kaldırdığından sulu tarım alanlarının ekim nöbetinde arpanın vazgeçilmez bir önemi vardır. (9)

Gübreleme

Arpanın birim alandan kaldırdığı bitki besin maddeleri miktarı yüksektir. Schindler (1920) ‘e göre 300 kğ tane ürünü ile yaklaşık 5 kg N,20 kg Fosfor asidi,2 kg K;aynı miktarda saman ürünü ile de yaklaşık 1.5kg N ,5,5 kg fosfor asidi ve 3.5 kg K kaldırır.

N,arpanın beslenmesinde önemli rol oynar ve proteinin temelini oluşturur. Bu yönden, Biralık ve yemlik olarak yetiştirilecek arpalara değişik gübre uygulanmalıdır. Biralık arpalarda yüksek protein oranı istenmediğinden; fazla Azotlu gübrelerden kaçınılır. Yemlik arpada ise yüksek protein oranı istendiğinden,yatmaya yol açmayacak dozda fazlaca azot verilebilir. Kuşkusuz azotlu gübrenin artması; fosfor, potasyum ve su gibi öteki besin maddelerinin de bulunmasına bağlıdır.

Tahıllar içinde potasyuma gereksinimi en fazla olan cins arpadır. Ancak arpanın potasyuma olumlu tepkisi yeterli neme de bağlıdır. Kurak yıllarda potasyumun ürün arttırıcı etkisi düşer. Bununla birlikte arpa çeşitlerinin potasyuma tepkisi de değişir. Genellikle potasyumlu gübreler arpanın bileşimindeki protein oranını düşürür ekstrak oranını yükseltir. Bu nedenle biralık arpa üretiminde potasyumlu gübreleme gereklidir. Ancak potasyumlu gübrelerin etkisini gösterebilmesi için toprakta kireç gereklidir. Kireçsiz topraklarda potasyum bitkiye zararlı olabilir.

Fosfor, iyi bir ürün alabilmek için yeterli düzeyde bulunması gereken önemli bir besin maddesidir. Arpa kökleri 2 ve 3 değerli fosforik asiti kolay eritemediğinden suda eriyebilir ve kolayca alınabilir fosforla gübreleme gereklidir. Bu amaçla süper fosfat kullanılabilir.

Verilmesi gereken gübre miktarı özellikle ön ürünün yetiştirilme koşullarına bağlıdır. Örneğin yoğun çiftlik ve kimyasal gübreleme uygulanmış şeker pancarı tarlasında arpa topraktaki artan besin maddelerini kullanabildiğinden, gübrelenmeksizin de yetiştirilebilir. Buna karşılık kara nadas uygulanan iç bölgelerimizde iyi bir ürün alabilmek için fosforlu gübreleme zorunludur. Toprak suyu kısıtlı olmayan yerlerde da 8-10 kg N, 4-6 kg fosfor 3-6 kg K verilmesi uygundur. Daha fazla azotlu gübreleme yatmaya yol açabilir. Çok sulanan ve arka arkaya arpa ekilen tarlalara potasyumlu gübre gereklidir. Yağışı az olan yerlerde verilecek gübre miktarı azaltılır. Fosforlu ve potasyumlu gübreler tohumla birlikte; azotlu gübrelerin tohumla birlikte yarısı da sapa kalkmada verilmelidir. DAP gübresi ekim sırasında verilerek fosforlu gübrelemenin tümü azotlu gübrelemenin yarısı yapılmıştır. Azotun kalan yarısı ilkbahar gübrelemesi ile verilir. Biralık arpalarda tanede yüksek protein oranı istenmediğinden fazla ve geç azotlu gübrelemeden kaçınılmalıdır.

18

Toprak İşlemi

Kurak ve yarı kurak bölgelerde ekim nöbetine arpanın getirileceği durumlarda yabancı ot savaşı ve toprak neminin korunması bakımından ön bitkiyi tarlayı boşattıktan hemen sonra gölge tavında olan toprak hafif pullukla sürülür. Böylece ön ürün sırasında dökülen yabancı ot tohumlarının çimlendirilmesi sağlanır.

Sulu tarım bölgelerinde ekim nöbetine giriyorsa toprak devrilerek ve derin işlenir. Böylece sızan sularla yıkanan aşağılarda biriken toprak kolleitleri ve besin maddeleri yeniden üst katlara çıkarılır. Aynı zamanda toprağın havalanması ve yapısı düzeltilmiş olur. Pullukla işlenen topraklarda meydana gelen sert taban 3-5 yılda bir toprağı dipten derin işleyen aletlerle kırılarak toprağın yapısı iyileştirilir.

Ekim Zamanı

Bölgesel iklim koşullarına göre, arpa kışlık ya da yazlık olarak ekilebilir. Kıyı bölgelerimizde kışlar ölümlü olduğundan; arpa öteden beri genellikle kışlık olarak ekilmektedir. İç bölgelerimizde önceleri; başka dayanıklı kışlık çeşit olmadığından, yalnız 2-sıralı siyah arpa kışlık ekilirdi. Kışa dayanıklı aynı 2-sıralı beyaz Tokak 157/37 arpasının ıslahından sonra; arpanın kışlık ekimi bu bölgelerimizde hızla gelişmiştir. Bugün tüm Orta Anadolu ve geçit bölgeleri ile Doğu Anadolu nun kışı çok sert geçen yüksek yaylaları dışında, arpa kışlık olarak ekilmektedir.

Kışlık ekim Orta Anadolu ve öteki iç bölgelerimizde kasım ayına dek yapılmış olmalıdır. Kıyı bölgelerimizde ekim biraz geciktirilerek, 15 Kasım-15 Aralık arasındaki bir aylık dönede yapılmalıdır. Bu bölgelerde erken ekilen arpa, kışın daha hızlı vejetasyonunu sürdüreceğinden; ilk bahara fazla boylanmış olarak girer ve yatmalara neden olur. Alatav olasılığı bulunan ekimin geciktirilmesi uygundur.

Kışı sert geçen iç bölgelerimizde arpa, Ekim ayında ekilir; bitkilerin kritik kış dönemine girmesinden önce güçlü bir kök sistemi geliştirilmesi sağlanır. Ekimin ilk don tarihleri öncesine dek geciktiği yörelerde “don durma” ya da “gömme” denilen eki yöntemi de uygulanır. Böyle bir ekim de, tohum toprak içinde çimlenir ve vernalize olur; çimin toprak yüzüne çıkışı ise kış sonunu bulur. Arpanın yazlık ekimi, Şubat başı ile Nisan arasında yapılabilir. Yazlık ekimin olabildiğince erken yapılması gerekir.

Ekim Sıklığı ve Yöntemleri

Ekim derinliği, çimlenme ve çıkış için yeterli nem ve havalanmayı sağlayacak bir düzeyde hazırlanır. Bu amaçla, arpaya uygulanacak ekim derinliği 3-6 cm arasındadır. Genellikle kışlık arpa ekiminde derinlik 4-6, yazlık ekimde ise 3-4 cm olmalıdır. Daha derine ekim kışlıkta çıkışı geciktirebilir. Yazlıkta ise tohumun havalandırılmasını aksatır.

Ekim sıklığı, kullanılacak tohumluğun fiziksel ve biyolojik değerleri ile çeşitli kardeşlenme yeteneğinin, toprağın verimlilik düzeyinin, gübrelenmenin, ekim zamanını ve iklim faktörlerinin etkileri altındadır. Kışlık ekimlerde metrekareye 450-550, yazlık ekimlerde 500-600 tohum düşecek şekilde ekim sıklığı hesaplanır. Kardeşlenmenin yüksek olduğu arpalık topraklarda ekim daha seyrek yapılabilir. Tohumluğun dolgun taneli olması çıkış ve ilk gelişmenin düzenli olmasını sağlar. Genellikle kıyı bölgelerimizde da 16-18 kg, iç bölgelerimizde 18-20 kg tohum atılır.

Ekim yöntemlerinin yaygın olarak uygulanan ve en elverişsiz olanı serpme ekimdir. Bu yöntemde tohumluk elle serpilerek atıldıktan sonra tırmık, çalı sürgüsü, kara saban ya da pullukla kapatılır. Tohumların bir kısmı açıkta kaldığından, bir kısmı da derine düştüğünden çıkış ve bitki sağlığı düzensiz olur. Mibzere göre %30-50 daha fazla tohum kullanılır. Kıyı bölgelerimizde düz mibzerler kurak ya da yarı kurak bölgelerimizde ise baskılı mibzerler kullanılırsa belirtilen sakıncalar ortadan kalkar.

19

Arpa Hasat ve Harmanı

Kışlık arpa aynı yöredeki öteki serin iklim tahıllarından önce oluma ulaşır. Arpada hasada girmek için tanedeki nem oranını %13.5 un altına düşmesini beklemek gerekir. İyice kurumadan harman edilmiş arpa ürününde kavuzlar kolayca renk atar ve biralık kalitesi düşer. Arpada kavuzlar taneye yapışık olduğundan tana dökmesi söz konusu değildir. Başaklar boyun bükerse de mekanik bir etki olmadıkça da kırılmazlar. Bununla birlikte altı sıralı arpaların büyük çoğunluğunda hasadın gecikmesi durumunda başağın tümü yada bir kısmı kopuk düşer. İki sıralı arpa çeşitlerinde başak kırılması söz konusu değildir. Bunlarda hasadın gecikmesi durumunda tanelerin bir kısmı dökülebilir. Başak kırılma ve kopmalarını önlemek için çiftçiler arpayı sarı olum başında biçip demetleri harman yerinde kurutmayı yeğlerler.

Biçer döverle hasat için çeşidin yeterince boylu olması ve olum sırasında başaklarını yere sarkıtmamış bitkilerin yatmaya uğramamış olması gerekir. Harman makinasının ya da biçer döverin ayarlanmasına ve çalıştırılmasına özen gösterilmelidir.

Makaleye gelen aramalar:

Tags: , , , , , , , , , , , , ,

Leave a Reply

  • Search