KARŞILIKSIZ ÇEK SENET İŞLEMLERİ VE HACİZ UYGULAMASI
October 24th, 2010 by admin | Filed under Uncategorized.1- Karşılıksız Çek Senet İşlemleri ve Haciz Uygulaması
Anayasanın 38. Maddesine 03.10.2001 tarihinde eklenen 7. Fıkra ile hiç kimse, yalnızca sözleşmeden doğan bir yükümlülüğü yerine getirmemesinden dolayı özgürlüğünden alıkonamaz hükmü getirilmiş bu suretle de uygulamada en önemli yer tutan 3167 sayılı Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması hakkında Kanunun karşılıksız çekler için hürriyeti bağlayıcı ceza içeren 16. Maddesi işlemez hale getirilmiş.
Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına İlişkin 4814 sayılı Kanun’un 14. Maddesi, 3167 sayılı yasanın 16.Maddesini aşagıdaki şekilde yeniden düzenlemiştir.
Karşılıksız çek
Üzerinde yazılı keşide tarihinden önce veya ibraz süresi içinde 4 üncü madde uyarınca ibraz edildiğinde, yeterli karşılığı bulunmaması nedeniyle kısmen de olsa ödenmeyen çeki keşide eden hesap sahipleri veya yetkili temsilcileri, kanunların ayrıca suç saydığı haller saklı kalmak üzere, çek bedeli tutarı kadar ağır para cezasıyla cezalandırılırlar.Ancak verilecek para cezası Seksenmilyar liradan fazla olamaz. Bu miktar, 1.3.1926 tarihli ve 765 sayılı Türk Ceza Kanununun ek 2 nci maddesine göre her yıl artırılır. Bu suçtan mükerrirlere, bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir. Bu suçun, organ veya temsilcisi tarafından tüzelkişi yararına işlenmesi halinde özel hukuk tüzelkişisi hakkında da birinci fıkra uyarınca para cezasına hükmolunur. Ayrıca yetkili temsilci tarafından yararına çek keşide edilen hesap sahibi gerçek kişi hakkında da bu fıkra hükmü uygulanır. Mahkeme, ayrıca işlenen suçun niteliğine göre bir yıl ile beş yıl arasında belirleyeceği bir süre için hesap sahiplerinin ve yetkili temsilcilerinin çek hesabı açtırmalarının yasaklanmasına karar verir. Yasaklanma kararı bütün bankalara duyurulmak üzere Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasına bildirilir. Kısmen veya tamamen karşılıksız çıkan her çek yaprağı ayrı bir suç oluşturur
Buna göre karşılıksız çek keşide edenin cezası artık hürriyeti bağlayıcı ceza değil, çek bedeli tutarı kadar ağır para cezası olacaktır. Fakat ikinci cümle bu suçtan mükerrir olanlara Bir Yıldan Beş yıla kadar hapis cezası verileceğini belirtmiştir. Madde ile getirilen bir diğer yenilik de 4. Fıkrada kısmen veya tamamen karşılıksız çıkan her çek yaprağının ayrı bir suç oluşturacağı hükmüdür.
Senetin karşılıksız çıkması halinde ise hapis cezası uygulaması önceden beri yoktu. Bu gibi durumlarda İcra takibine başlanır ve borcludan ödeme taahüdünde bulunması yazılı olarak istenir. ödeme taahhüdünde bulunupta o tarihte ödenmesse 1-3 ay arası hapis cezası uygulanmaktadır. Ödeme taahhüttünde bulunulmazsa icra işlemleri haricinde herhangi bi yasal uygulama yapılamaz. Taahhüdü ihlalden ceza alınırsa 3 aya kadar hapsin cezası uygulanır bu ceza uygulanırsa taahütteden dolayı bır daha hapis cezası uygulanmaz. Fakat şunu da unutmamak gerekirki bu tür işlemlerinde mal beyanında bulunulması istenir ve eğer bu yükümlük yerine getirilmez ise 10 gün hapis cezası ile karşı karsıya kalınabilmektedir. Alacaklıların haciz işlemine başlaması durumunda da haciz işlemleri için uygulanacak bazı kuralların bilinmesi gerekir ki bunlar şöyledir,
Aşağıdaki şeyler haczolunamaz;
1. Devlet malları ile mahsus kanunlarında haczi caiz olmadığı gösterilen mallar,
2. Borçlunun zatı ve mesleki için lüzumlu elbise ve eşyasiyle borçlu ve ailesine lüzumu olan yatak takımları ve ibadete mahsus kitap ve eşyası,
3. Vazgeçilmesi kabil olmıyan mutfak takımı ve pek lüzumlu ev eşyası,
4. Borçlu çiftçi ise kendisinin ve ailesinin geçimi için zaruri olan arazi ve çift hayvanları ve nakil vasıtaları ve diğer eklenti ve ziraat aletleri; değilse, sanat ve mesleki için lüzumlu olan alet ve edevat ve kitapları ve arabacı, kayıkçı, hamal gibi küçük nakliye erbabının geçimlerini temin eden nakil vasıtaları,
5. Borçlu ve ailesinin idareleri için lüzumlu ise borçlunun tercih edeceği bir süt veren mandası veya ineği veyahut üç keçi veya koyunu ve bunların üç ay lık yem ve yataklıkları,
6. Borçlunun ve ailesinin iki aylık yiyecek ve yakacakları ve borçlu çiftçi ise gelecek mahsül için lazım olan tohumluğu,
7. Borçlu bağ, bahçe veya meyva veya sebze yetiştiricisi ise kendisinin ve ailesinin geçimi için zaruri olan bağ bahçe ve bu sanat için lüzumlu bulunan alet ve edevat,Geçimi hayvan yetiştirmeye münhasır olan borçlunun kendisi ve ailesinin maişetleri için zaruri olan miktarı ve bu hayvanların üç aylık yem ve yataklıkları,
8. Borçlar Kanununun 510 uncu maddesi mucibince haczolunmamak üzere tesis edilmiş olan kaydı hayatla iratlar,
9. Memleketin ordu ve zabıta hizmetlerinde malul olanlara bağlanan emeklilik maaşları ile bu hizmetlerden birinin ifası sebebiyle ailelerine bağlanan maaşlar ve ordunun hava ve denizaltı mensuplarına verilen uçuş ve dalış tazminat ve ikramiyeleri,
10. Bir muavenet sandığı veya cemiyeti tarafından hastalık, zaruret ve ölüm gibi hallerde bağlanan maaşlar,
11. Vücut veya sıhhat üzerine ika edilen zararlar için tazminat olarak mutazarrırın kendisine veya ailesine toptan veya irat şeklinde verilen veya verilmesi lazım gelen paralar,
12. Borçlunun haline münasip evi (Ancak evin kıymeti fazla ise bedelinden haline münasip bir yer alınabilecek miktarı borçluya bırakılmak üzere haczedilerek satılır.)Medeni Kanunun 807 nci maddesi hükmü saklıdır.2, 3, 4, 5, 7 ve 12 numaralı bendlerdeki istisna,borcun bu eşya bedelinden doğmaması haline münhasırdır.
Kısmen haczi caiz olan şeyler;
Maaşlar, tahsisat ve her nevi ücretler, intifa hakları ve hasılatı, ilama müstenit olmayan nafakalar, tekaüt maaşları, sigortalar veya tekaüt sandıkları tarafından tahsis edilen iratlar,borçlu ve ailesinin geçinmeleri için icra memurunca lüzumlu olarak takdir edilen miktar tenzil edildikten sonra haczolunabilir.Ancak haczolunacak miktar bunların dörtte birinden az olamaz. Birden fazla haciz var ise sıraya konur. Sırada önde olan haczin kesintisi bitmedikçe sonraki haciz için kesintiye geçilemez.
Kanunda geçen “Borçlunun zatı ve mesleki için lüzumlu elbise ve eşyasiyle” cümlesi konuyu açık olarak düzenlemiştir. Verdiğiniz örnekte teknoloji olmadan çalışamayacak durumda olan muhasebecinin bilgisayarı haczedilemez. Örneklerde geçen avukatın daktilosu, terzinin makası gibi işin devamı için gerekli olan eşyalar hacze kabil değildir.Haciz işlemi alacaklının talebi üzerine icra memuru vekaletınde ;verilen adrese gidilmesi suretiyle başlar; Borçlu mukavemet gösterirse polisten destek alınır.haciz memuru haczeddıgı malları bı tutanakla tesbıt eder ve borcun ödenmesı ıcın 7gün sure verilir. İhtiyati hacızde ise ilk önce mahkemeden karar almak gerekmektedır.İhtiyati hacız kararı sonucunda borçluya borcunu ödemesi için süre verilmez. İhtiyati haciz için elimizde cek senet ve benzeri cok kuvvetlı bir belge olmalı ve borçlunun kaçması muhtemel olmalıdır.Mahkeme ihtiyati haciz kararı verirken %15 gibi bir teminatı alacaklıdan talep etmektedir.Bunu nedeni ise alacaklının haksız çıkması durumunda borçluya bir güvence sağlama gereğidir. Haciz işlemi yapan avukat görevi başında hakim ve savcı statüsünde olur ve buna yapılan davranışlar hakim ve savcıya yapılmış gibi islem görmektedir. Haciz olarak bır menkul mal alındı ise bunun 1 yıl içinde satışı talap edilmez ise bu mal üzerindeki haciz kalkar bu süre gayrimenkullerde 2 yıldır.
İthiyati haciz konusunda 2006 yılında adalet bakanlığınca alınan bir kararla 30/01/2006 tarih ve 118 sayılı genelge ile icra takip işlemlerinin daha çabuk yürütülmesine katkı sağlayacağı nazara alınarak ihtiyati haciz kararlarının yanı sıra haciz ve satış gibi mevzuata uygun olan her türlü icra talimatlarının da avukatlara istedikleri takdirde imzaları karşılığında elden verilmesinin yolu açıklarak ihtiyati haciz için gerekli mahkeme kararının kolayca alınması sağlanmıstır.
Emekli Maaşlarına haciz konulması konusuna gelirsek;
5510 sayılı kanunun ‘Devir, temlik, haciz ve kurum alacaklarında zamanaşımı’ başlıklı 93. maddesine göre; “Bu kanun gereğince sigortalılar ve hak sahiplerinin gelir, aylık ve ödenekleri, sağlık hizmeti sunucularının Genel Sağlık Sigortası hükümlerinin uygulanması sonucu kurum nezdinde doğan alacakları, devir ve temlik edilemez. Gelir, aylık ve ödenekler; 88. maddeye göre takip ve tahsili gereken alacaklar ile nafaka borçları dışında haczedilemez…” denilmektedir.
Eskiden 506 sayılı kanun gereğince SSK emeklilerinin aylığına ve 1479 sayılı kanun gereğince de Bağ-Kur emeklilerinin aylığına (nafaka borçları ile SSK-Bağ-Kur alacakları hariç) haciz getirilemiyordu. Ancak, 5434 sayılı kanun gereğince Emekli Sandığı’ndan emekli olanların aylıklarına ise her türlü borç için haciz konulabiliyordu. Şimdi ise 1 Ekim 2008′den itibaren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası (SS ve GSS) Kanunu devreye girdi ve yukarıda anlattığımız şekilde emeklilik maaşlarına nafaka borçları dışında haciz getirilmesinin önüne geçildi.