SIĞIRLARDA MEME ANATOMİSİ VE FİZYOLOJİSİ, SÜT SAĞILMASI

August 4th, 2011 by admin | Filed under Uncategorized.

SIĞIRLARDA MEME ANATOMİSİ VE FİZYOLOJİSİ, SÜT SAĞILMASI

SIĞIRLARDA MEME ANATOMİSİ VE FİZYOLOJİSİ

Süt sığırcılığında, fazla miktarda ve kaliteli süt elde etmesi amaçlanır. Süt ırkı ineklerde süt, buzağılamadan sonra meme içinde oluşup, depolanan ve sağılmak suretiyle alınan bir maddedir. Sütün mümkün olduğu kadar memeye zarar verilmeden alınması gerekir.

Memenin Dış Özellikleri

İneğin memesi, normal olarak birbirinden bağımsız yapan 4 meme çeyreğimden oluşur. Dıştan bakıldığında, memenin sağ ve yarımlarının birbirinden ayrıldığı kesin olarak görülür. Buna karşın ön ve arka meme lopları için aynı şeyi söylemek mümkün değildir. Meme, yandan bakıldığında, orta uzunlukta ve karın duvarına sıkıca bağlanmış olarak görünmelidir. Memenin arkadaki bağlantısı yüksek ve geniş, sağ ve meme lopları simetrik olmalıdır. Normal bir süt ırkı inekte meme ağırlığı 11-27 kg kadardır. Arka meme lopları ön meme loplarından daha büyük olup, memenin ürettiği sütün yaklaşık %60’ını sağlar.

Memenin İç Özellikleri

Sığır memesi, oldukça kompleks bir yapıya sahiptir. Normal bir sığır memesinin, birbirinden bağımsız olarak fonksiyon gösteren 4 adet meme lobunun her birinin, salgılayıcı dokusu(alveol), kanal sistemi, meme başı ve meme bezi haznelerinden oluşmuştur. Meme bezini(lobunu) oluşturan her kısmın, süt salgılanmasında ayrı bir görevi vardır. Meme bezi, dolaşım ve sinir sistemleri vasıtasıyla fonksiyonunu yapar. İneklerin %25-50 si normalde bulunan 4 meme başından ayrı olarak, ekstra meme başları da bulunur.

1 Meme bağlantısı;

Deri memeye, ince yapılı bir bağ doku ile bağlanmıştır. Meme de, kuvvetli bir bağ doku ile, karın duvarına bağlanır. Yan ve orta asıcı bağlar memeyi vücuda bağlar. Orta asıcı bağ: karın duvarının ortasından çıkan ve meme bezi içine doğru uzanan çok sayıda ince lameller ihtiva eden kuvvetli elastiki bir dokudan oluşur.

2 Meme başları;

Süt memeden, meme başı içinde bulunan 1-2 mm uzunluğundaki ince bir kanal ile dışarı çıkar. Bu kanalı çevreleyen hücreler bateriostatik etkisi olan bir sıvı salgılar. Meme başı kanalının dar, meme başı büzücü kasının çok sıkı olduğu ineklerde sağım, çok zor yapılır.

3 Meme başı ve meme bezi hazneleri;

Memenin salgı dokusundan aşağı sızan süt için, meme haznesi sınırlı bir depo görevi yapar. Meme bezi haznesinin kapasitesi, inekten ineğe 0.25 litre ile, 0.75 litre arasında değişmektedir.

4 Kanal sistemi;

Memenin kanal sistemi, meme başı kanalında başlayıp, alviollerde sona erer. Bağ doku şeritlerinin normalden fazla oluşu, memeye sert bir yapı kazandırır. Et meme olarak da isimlendirilen bu yapı özelliğindeki memeler, yeterli miktarda süt üretemezler. Her bir meme bezi haznesinden 15-50 arasında kanal çıkar. Kanal sisteminin görevi ; sütü, salgı dokusundan toplamak, iki sağım arasında bir kısmını depolamak, sağım sırasında depolanmış sütü, meme bezi haznesine taşımaktır. Meme haznesinden ilk çıkan kanalların iç kısmı iki sıra hücre ile kaplıdır.

5 Salgı dokusu;

Alveoller, memenin salgı dokusunu oluşturur. Mikroskobik yapıda, hemen hemen küre şeklinde olup, tek sıra epitel hücre ile çevrilmişlerdir. Epitel hücrelerin, çevrelemesi ile oluşan boşluğa LÜMEN denir.

Dolaşım Sistemi

Meme oldukça geniş bir dolaşım sistemine sahiptir. O kadar ki, her birim süt üretimi için memeden 400-500 birim kan geçmesi gerekir. Kalpten aortla ayrılan kan , iki dış pudik ve daha başka bir seri atar damar ile memeye taşınır. Pudik atardamardan her birisi, memenin bir yarısına kan sağlar. Bu damarlar memeye girdikten sonra, ön ve arka memeye alt kollara ayrılır. Bu kollarda en sonun da hücrelere besin maddeleri ulaştıran kapillar damarları oluşturmak üzere tekrar tekrar kollara ayrılırlar.

Lenf sistemi

Memede lenf damarları ve lenf düğümleri de vardır. Lenf düğümleri, dışarıdan meme derisinin altında kabarcık şeklinde gözle fark edilebilir. Lenf sıvısının bir kısmı, lenf kanalları yoluyla damar sistemi tarafından yeniden absorbe edilmek suretiyle, memeyi terk eder. Lenf memeden , meme üstü lenf düğümleri yoluyla akarak, kan sistemine karışır. Bu düğümler LEMFOSİT denen ve bağışıklıkta rolü olan bir tip beyaz kan hücresi meydana getirirler.

Sinir sistemi

Meme, memeye duyu getiren ve götüren sempatik sinirlerle donanmış bulunmaktadır. Memeye gelen sempatik sinirler, memedeki kan akışını düzenler ve meme başı deliği ile, süt toplama kanallarını saran düz kasları uyarırlar. İneğin herhangi bir nedenle heyecanlanması halinde EPİNEFRİN denilen hormon salgılanır. Bu hormonun etkisi, memenin kan damarlarını büzücü yönde olup, etkinin uzun sürmesi, süt veriminin azalmasına neden olur.

MEME BEZİNİN GELİŞİMİ

Meme bezinin gelişimi, ineğin gebe kalmasından sonra başlar, doğumda, ergenlikte ve gebelikte devam eder, buzağılama ile meme bezi fonksiyonel duruma geçer.

Embriyonik Ve Fötal Gelişime

Gebe kalıştan yaklaşık 30 gün sonra, fötüsün karın kısmında ektoderm hücrelerdeki kalınlaşma, meme sistemi gelişimindeki ilk fark edilebilir belirtidir. Bu zamanda buzağı, henüz 1.4-1.7 cm uzunluktadır. Ektoderm hücreler büyüyerek, meme çizgisini meydana getirmek üzere yığılırlar. Bu çizgi üzerindeki belirli kısımlar, ileri derecede farklılaşarak, MEME TOMURCUKLAR denilen oluşumlar meydana getirirler. Buzağı doğduğunda meme başları iyice belirgin olup, memenin bağ ve yağ dokuları, oldukça gelişmiş durumdadır. Buna karşın salgı dokusunda gelişme çok azdır. Ancak, hayvanın ileride vereceği süt miktarı, tamamen buzağının meme salgı dokusunun doğumdan önceki gelişme miktarı ile ilgilidir.

Doğumdan Gebe Kalıncaya Kadar Olan Dönemdeki Gelişme

Doğumdan, gebe kalıncaya kadar ki dönemde meme gelişimi çok hızlı değildir. Doğumdan sonraki ilk 3 ay süresinde, henüz gelişmiş olan kanal sistemi, memenin yağ dokusu içinde büyür. Bu periyoda meme gelişimi, canlı ağırlıktaki artışla orantılı bir şekilde devam eder.

Gebelikte Gelişme

Gebeliğin, 7.-8. aylarında meme bezlerinde önemli miktarlarda sıvı toplamaya başlar. Bu dönemde alveol ve kanal sisteminde KOLOSTRUM denen ve birleşimi normal sütten oldukça farklı olan bir süt toplanır.

Laktasyon Sırasında Gelişme

Hayvan buzağıladıktan sonra laktasyon başında da, alveollerin sayısı artmaya devam eder. Bu artış, maksimum verim dönemine kadar sürer. Laktasyon periyodunun geri kalan kısmında ise azalır. Azalma hızı, artış hızından daha yüksektir. İneklerin çoğunluğu, buzağılamayı izleyen ilk 60-90 gün periyodunda yeniden gebe kaldıkları için, laktasyon periyodunun önemli bölümünü gebe olarak geçirirler. Kuruda kalma periyodunun başında ilk birkaç gün, meme, sağılmadığından şişer. Bu dönemde alveollerde önemli miktarlarda dejenerasyon ve kayıp söz konusudur .Alveollerin tamamen kaybolmasının, 75 gün sürdüğü sanılmaktadır. Kuruda kalma döneminde hayvan gebe ise meme gelişmeye devam eder.

Meme Gelişiminde Hormonların Rolü

Üremeyi kontrol eden hormonlar, aynı zamanda meme gelişimi üzerinde de etkilidir. Meme gelişiminin önemli bir kısmının, üremenin belirli olayları sırasında, örneğin erginlik döneminde, gebelikte ve buzağılamayı izleyen kısa süre içinde olması da, bunu göstermektedir.

Yumurtalık tarafından salgılanan östrojen ve progesteronun erginlik ve gebelik dönemlerinde meme gelişimini teşvik eder. Hipofiz bezini ön lobundan salgılanan büyüme ve prolaktik hormonları da, meme bezini geliştirici etkiye sahiptir.

SÜT OLUŞUMUNUN BAŞLAMASI

Sütün bileşiminde mevcut olan laktoz sentezi için gerekli bir süt proteini olan - latalbuinin salgılanması, gebelik sırasında progesteron tarafından engellenmektedir. Bu nedenle, gebelik süresince süt sentezlenmez.

Süt Oluşumunun Mekanizması Ve Sütün Depolanması

Süt algılanması, devamlı bir işlemdir. Süt, alveollerin iç yüzeyini kaplayan tek sıralı epitel hücrelerde sentezlenmekte olup, sentezleme işleminde, epitel hücreleri çevreleyen kapillar damarlardan, hücreler içine süzülen besin maddelerinden yararlanılmaktadır. Yassı ve kubik şekilde olan epitel hücreler, süt sentezlenince, süt ile dolarakalveol ortasındaki LÜMEN denilen boşluğa doğru uzarlar. Üretilen süt miktarı arttıkça, daha da şişen hücreler patlayarak, sütü lümene boşaltırlar. İnekler muntazam olarak 12 (11-13) saatlik aralarda günde 2 defa sağılması gerekmektedir. Yüksek verimli ineklerin günde 3 defa sağılmasının gerekmesi, meme iç basıncın düşürülerek, süt üretiminin devamlı olmasını sağlamak içindir. Lümen içine dolan sütün epitel hücrelere yaptığı basınç nedeniyle, hücreler içerisinde üretilen süt, hücre zarını patlatmaz. Ancak, hücre zarı yarı geçirgen olduğu için süt, hücre zarından lümene doğru geçebilir. Buna karşın, süt yağı geçemez. Bu nedenle de meme kanallarına geçen sütteki yağ oranı düşüktür. Sütteki yağ oranı, iki sağım arasında geçen süre uzadıkça azalır.

Sütün İndirilmesi

Sütün, alveollerin lümenlerinden ve kanallardan, meme bezi ve meme başı haznelerine taşınmasına sütün indirilmesi denir. Sütün indirilmesi, sinirsel ve hormonal bir refleks olup, ineğin verebileceği maksimum sütün elde edilmesinde, büyük önem vardır. Beyinin hipofizin arka lobundan salgılanan oksitosin hormonu kana karışarak, meme bezine taşınır. Kandaki oksidozin miktarıbelli bir düzeye ulaştığı zaman, alveoller tarafından ve kanalcıklar boyunca bulunan miyoepitel hücrelerin kasılmasına neden olur. Kontraksiyon sonucunda lümen ve kanallarda toplanmış olan süt, aşağı kısımlara doğru sızar. Bu, uyarının yapılmasından yaklaşık olarak 45-60 saniye sonra olur. Oksitosinin düz kaslar üzerinde olan bu etkisinin süresi 7-8 dakikadır. Bu nedenle, uyarının yapılmasını izleyen, en geç 1 dakika içinde sağım başlatılıp, kısa sürede tamamlanmalıdır.

Sütün Tutulması

İneğe yapılacak kötü muamele, gürültü veya ineğin kızmasına neden olabilecek herhangi bir olay, meme uygun şekilde uyarılmış olsa bile, süt çıkışını engelleyebilir. Bu olay, ineğin sütünü tutması olarak isimlendirilir. Sütün tutulmasına korku hormonu olarak ta süz edilen adrenalin hormonunun salgılanması neden olur.

Son Süt

Sağım bittikten sonra memenin aşağı kısımlarında kalan süte son süt denir. Son süt memeden alınabilir. Ancak, miktarı 0.5 kg dan fazla olmadıkça, alınmamasının, verimi olumsuz etkilediği de bilinmektedir.

Laktasyon Boyunca Süt Verimi

Laktasyon başlangıcında süt verim miktarı, buzağılamadan 1.5-2 ay sonrasına kadar hızla yükselir. En yüksek verime ulaşılan bu noktadan sonra inek kuruya çıkana kadar, süt verim miktarı yavaş yavaş azalır. Laktasyon eğrisinin inişe geçen bu kısmının eğimi, laktasyon devamlılığı(persistency değeri) olarak tanımlanır. Bir ineğin maksimum laktasyon verimine ulaşmasını izleyen her ay, elde edilen süt verimi toplamının, bir önceki ayda elde edilen verimin %90’ından az olmaması istenir. Süt verimi devamlılığı %90 olan bir ineğin laktasyon verimi, %80 olanınkinden, yaklaşık olarak 1/3 oranında daha yüksektir.

Makaleye gelen aramalar:

  • ineklerde meme bezleri (1)
  • inekte meme anatomisi (1)
  • sığırda meme yapısı (1)

Tags: ,

Leave a Reply

  • Search