Posts Tagged ‘Biri’

Devre Tatil Şartları

August 2nd, 2011 by admin | No Comments | Filed in Uncategorized

DEVRE TATİL

Devre sözleşmeleri, en az üç yıl süre için yapılan ve süre zarfında yıl içinde, belirli belirlenebilecek ve bir haftadan az olmayacak bir dönem için bir fazla sayıdaki taşınmazın kullanım hakkının devri da devri taahhüdünü içeren ve bir nüshasının tüketiciye verilmesi zorunlu, yazılı sözleşme da sözleşmeler grubudur.

Devre tatil sözleşmelerine ilişkin usul ve esaslar “Devre Tatil Sözleşmeleri Uygulama Usul Ve Esasları Hakkında Yönetmelik” ile düzenlenmiştir. Bu Yönetmelik; başta devre tatil sözleşmeleri olmak üzere, devreli tatil temelli olarak, tüketiciye belirli veya belirlenebilir bir taşınmazın, bir kısmının veya tamamının kullanım hakkını, belirli veya belirlenebilir bir dönem süresince doğrudan veya dolaylı olarak sağlayan sözleşmelere uygulanacaktır.

Buna göre, devre tatil sözleşmesinin yazılı olarak yapılması ve bu sözleşmenin bir nüshasının tüketiciye verilmesi zorunludur. Ayrıca bu sözleşmede, Yönetmeliğin 5 maddesinde belirlenen şartların bulunması zorunludur.

Tüketici, sözleşmenin her iki tarafça imzalanmasından itibaren on gün içinde hiçbir sebep göstermeksizin ve hiçbir ve cezai sorumluluk üstlenmeksizin cayma hakkını kullanarak sözleşmeden dönebilir. Sağlayıcı, bu süre dolmadan devre tatil sözleşmesine mal ve/veya karşılığında tüketiciden herhangi bir altında ödeme yapmasını veya borç altına herhangi bir belge vermesini isteyemez. Sözleşmenin, devre tatil sözleşmesine konu tesiste akdedilmesi halinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu durumda, sözleşmenin devre tatile konu tesiste yapıldığını ispat külfeti sağlayıcıya aittir.

Sözleşmede yer alması gereken ve 5 inci maddede belirlenen asgari koşullardan eksik olduğu taktirde tüketici, sözleşmeyi imzaladığı tarihten itibaren 3 ay içinde bir bildirimde bulunarak, bu sürenin sonuna kadar eksikliğin giderilmesini talep ve aksi taktirde sürenin bitiminde sözleşmenin kendiliğinden sona ermiş olacağını ihbar edebilir.Bu süre içinde eksiklik giderildiği taktirde, cayma hakkı için 6 ncı maddede öngörülen süre, eksikliği giderici bilginin yazılı olarak tüketiciye ulaştırıldığı tarihten itibaren işlemeye başlar.Buna karşılık süre içinde eksiklik giderilmez ise sözleşme 3 aylık sürenin bitiminde kendiliğinden sona erer. Bu halde tüketici bedel, cezai şart tutarı veya tazminat adı altında hiçbir ödemeyle yükümlü tutulamaz; yaptığı ödemeler varsa bunlar da sona erme tarihinden itibaren 10 gün içinde kendisine iade edilir.

Sağlayıcı taşınmaz veya taşınmazlar hakkında isteyen tüketiciye tanıtım amaçlı bir broşür verir. Bu broşürde Yönetmeliğin 10 ncu maddesinde belirtilen şartların yer alması gerekmektedir. Devre tatil sözleşmesinde taraflar aksini kararlaştırmadıkça ve mücbir sebepler dışında, broşürde yer alan şartlarda değişiklik yapılamaz.

Ayrıca, 4077 sayılı TKHK’a 4822 sayılı Kanun’ la eklenen 6/B maddesine aykırılığın cezası 25 inci maddenin 2 fıkrasında yüz milyon TL. olarak belirlenmiştir.

Makaleye gelen aramalar:

  • site içinde park resimleri (2)
  • zeytınburnu kıptaş (2)
  • inşaat logoları ve manzaralar (1)
  • sarıyer büyük armutlu (1)

Tags: , , , , , , , , ,

MEYVE AĞAÇLARINDA ARMİLLARİA KÖK ÇÜRÜKLÜĞÜ HASTALIĞI

August 2nd, 2011 by admin | No Comments | Filed in Uncategorized

MEYVE AĞAÇLARINDA ARMİLLARİA KÖK ÇÜRÜKLÜĞÜ HASTALIĞI

Belirtileri :

Meyve ağaçlarının köklerinde çürüklük yaparak ağaçların ölümüne neden olur. Hastalığa yakalanan ağaçlarda sürgün oluşumu azalır, sararır ve dökülür, sürgün ve kurumaya başlar. Giderek ağaçlar tamamen kurur.

En çok , armut, erik, şeftali, , vişne, kayısı, , nar, ceviz, , kestane, meşe ve iğne yapraklılarda görülür.

Kültürel önlemler :

Kuruyan ağaçlar sökülerek edilmeli, yerlerinde kireç söndürülmelidir.

Orman ağacı kesilmiş araziye meyve bahçesi edilmeden önce 2-3 yıl boş bırakılmalıdır. Ağaçlar derin dikilmemeli, aşırı sulanmamalı ve köklerin yaralanmamasına dikkat edilmelidir.

mücadele :

Hastalık başlamışsa, hasta kökler kesilip hasta kısımlar kazındıktan sonra, yerlere %5’lik Bordo bulamacı, %2 lik göztaşı %5’lik Karaboya ilaçlarından fırça ile sürülür. İlaç kuruduktan sonra üzeri aşı macunu veya 750 g ardıç katranı + 250 g göztaşı karışımı ile kapatılır.

Kökler tamamen hasta ise, ağaç sökülerek kendi çukurunda yakılır. Yerine sönmemiş kireç dökülerek kapatılır.

Tags: , , , , , , , , , ,

TAPU SİCİLİNE BAŞVURU // GENEL BİLGİLER

November 17th, 2010 by admin | No Comments | Filed in Uncategorized

a) Başvurunun Şekli

Gerçek kişilerin özel tüzel kişi temsilcilerinin tapu sicil müdürlüğüne yapacakları başvuruları sözlü olarak yapılır. Resmi kuruluşlar ise yazılı olarak talepte bulunur.

Tapu sicil müdürlüklerine başvuru yapıldığında matbu olarak hazırlanmış bulunan iki nüsha başvuru fişi düzenlenir. İstemde bulunana gün verilmesi gerekiyorsa kaç gün verildiği, eksik belgeler var ise hangileri olduğu başvuru fişine yazılır.

b) Başvurudan (İstemden) Vazgeçme

İstemden vazgeçebilmek belirli bir aşamaya kadar mümkündür.

Akitsiz işlemlerde yevmiye defterine kaydedilinceye kadar geri alınabilir.

Satış, bağış, trampa gibi akitli işlemlerde ise resmi senet imzalanıncaya kadar taraflardan her istemden ve işlemden vazgeçebilir.

c) Tapu Memurunca Yapılacak Hususlar

İstem başvuru fişine geçirildikten sonra müdür veya görevlendireceği memur tarafından hak sahibi tarafından yapılıp yapılmadığı araştırılır. Tapu kütüğünde ismi yazılı hak sahibinin aynı kişi olup olmadığı belirlenir. Talep edilen işlemin yapılmasına bir engelin bulunup bulunmadığına bakılır. engel var ise vatandaşa anlayacağı dille talebin karşılanamayacağı ve karşılanamama gerekçesi sözlü olarak izah edilir. izaha rağmen vatandaş talebinde ısrarlı olursa talep, Medeni Kanunun 1016 ve Tapu Sicil Tüzüğünün 23. maddesine uygun olarak reddedilir (. Gn.2000/12).

Talebin mevzuata aykırı olup olmadığını müdürlük belirleyemez ve işlemi yapıp yapmamakta tereddüt ederse, kendi görüşünü de yazarak bağlı olduğu Tapu ve Kadastro Bölge Müdürlüğünden yazılı görüş isteyebilir.

İşlemin Yapılmasına Mani Olabilecek Hukuki Engeller Kişiye Özgü Kısıtlamalar Ve Taşınmaza Özgü Yasaklar Olmak Üzere İkiye Ayrılır.

1- Kişiye özgü kısıtlamalar

Hak sahibinin vesayet altında olması,

Henüz vesayet altına alınmamış olmakla beraber, vesayeti gerektirecek şekilde temyiz kudretine sahip bulunmaması, akli melekelerinin yerinde olmaması,

Velayet altında (ergin olmamış-18 yaşını ikmal etmemiş küçük) olması,

Kendisine kayyım da danışman tayin edilmiş olması,

Mevzuatın ön gördüğü diğer hususlar,

2- Taşınmaza ilişkin yasaklar

Taşınmazın tapu kütük sayfasının şerhler ve beyanlar sütununda mevcut olabilecek bazı kayıtlar bu taşınmazla ilgili işlem yapılmasını engeller. Bu nedenle işlem yapılmadan önce taşınmazın tapu kütük sayfasının şerhler, beyanlar ve taşınmazın nevi sütunları görevli memurca kontrol edilerek işlem yapmaya engel bir durumun bulunup bulunmadığı taşınmazın eski ve ek (mabaat) sayfaları da kontrol edilerek araştırılmalıdır.

Taşınmaza ilişkin engellerin başlıcaları şunlardır:

-İhtiyati tedbir,
-Kamu haczi,
-İflas,
-Konkordato ile verilen süre,
-Kamulaştırma Kanununun 31/b maddesine göre şerh,
-Aile yurdu şerhi,
-Aile konutu şerhi,
-Tapu kütüğünün nev’i hanesinde vakıf şerhi bulunması,
-2510 sayılı İskan Kanununa göre şerh,
-775 sayılı Gecekondu Kanununa göre şerh,
-3083 sayılı Toprak ve Tarım Reformu Kanununa göre şerh,
-3367 sayılı Kanuna göre, köy yerleşim alanlarında arazi tahsisi ile ilgili şerh,
-Belediye Gelirleri Kanununa göre masraflara katılma payı şerhi,
-Askeri yasak bölge ve güvenlik bölgeleri belirtmesi,
-Kültür ve tabiat varlığı belirtmesi,
-Müşterek ipotek taksim ve trampa ile ilgili başka bir müdürlüğe yetki verildiğine dair belirtme,
-Mevzuatın ön gördüğü diğer hususlar,

Bu şerhlerin bir kısmı taşınmazla ilgili bütün tapu işlemlerinin yapılmasını yasakladığı halde, bir kısmı sadece belirli tapu işlemlerinin yapılmasını yasaklamaktadır. Bu bakımdan talep edilen işlemin karşılanıp karşılanamayacağı şerhin türüne göre memur tarafından hukuki bilgiler ışığında değerlendirilmelidir.

Tags: , , , , , ,

TURUNÇGİLLERDE MAVİ VE YEŞİL KÜF

November 16th, 2010 by admin | No Comments | Filed in Uncategorized

MAVİ VE YEŞİL KÜF

olarak yeşil ve küf aynı meyve üzerinde karışık olarak bulunur. İlk olarak küf kendini eder ve üzerine kısa zamanda yeşil küf . Yeşil küf ve mavi küf sporları havada her kolayca yayılır; meyveye yaradan girer. Yeşil küfle bulaşık meyve, mavi küfle bulaşık olana nazaran temas ettiği meyveyi çabuk hastalandırır.

Kültürel Tedbirler

a) Hasattan önce çeşitli hastalık ve zararlılara karşı iyi bir mücadele yapılmalıdır.

b) Hasat sırasında yaralanmamalı ve yere düşen toplanmamalıdır.

c) Sarartma odası temiz tutulmalı ve önceden dezenfekte edilmelidir.

d) Paketleme evlerinde fazla yığın yapılmamalı ve çürük yaralı olanları ayrılmalı ve toprağa derin gömülmeli.

e) Temizlenmiş ilaçlanmış veya ilaçlanmamış meyveler Diphenil emdirilmiş kağıtlara sarılmalıdır

f) Ambalaj sandıklarına meyveleri düzgün sıralamalı ve meyvelere tazyik yapılmamalı.

Mücadele

Hasattan 10 gün önce Benamyl %50 100 . suya 60 gr.

Hasattan sonra Benamyl %50 100 lt. suya 150 gr.

Carbondazim %50 100 lt. suya 50 gr.

Hasattan sonra meyveler işleme evlerinde yukarıda belirtilen fungusitlerden ile belirtilen dozda hazırlanacak ilaçlı suya daldırılıp 1 dakika bekletilir.

İşleme evleri ve depolar %2’lik formalin veya benzeri bir dezenfektanlar ile ilaçlanmalıdır.

Tags: , , , , , , , , , , ,

Sadece ev işleri yapan kadının edinilmiş mallara herhangi bir katkısının olmadığına dair Yargıtay Kararı

November 16th, 2010 by admin | No Comments | Filed in Uncategorized

gmb Sadece ev işleri yapan kadının edinilmiş mallara herhangi bir katkısının olmadığına dair Yargıtay Kararı
Sadece işleri yapan kadının edinilmiş mallara herhangi bir katkısının olmadığına dair Yargıtay kararı 02.04.2009, 10:43. C. YARGITAY KURULU
Esas No: 2008/2-432 Karar No: 2008/444 Tarihi: 18.06.2008

. Boşanma Davası
. Katılma Payı Alacağı
. Kadının Yaptığı Ev İşinin Katkı Sayılmaması
. Kadının Gelirinin Bulunmaması
. Mal Ayrılığı Rejimi Döneminde Edinilen Mallar
. Değer Artış Payı
Edinilmiş Mala Yapılan Katkı
Kişisel Mala Yapılan Katkı

ÖZET:

Boşanma ve katılma alacağı istemine ilişkin davada, davacı kadın ev ve arabanın alımına yapılan katkı nedeniyle tazminata hükmedilmesini talep etmektedir. Uyuşmazlık, kadının ev kadını olarak, evin yemek, gibi işlerini yapması ve çocukların bakımını üstlenmiş olmasının Türk Medeni Kanunu’nun 227. maddesi anlamında katkı sayılıp sayılmayacağına ilişkindir.

Taraflar, 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi yürürlükte iken evlendiklerinden aralarında rejim olan mal ayrılığı geçerlidir. Taşınmaz ve araç, taraflar arasında rejim geçerli iken edinilmiştir. Mal ayrılığında; eşlerden her , kendi malları üzerinde yetkisine ve intifa hakkına sahiptir ve mallarının idaresi kendisine aittir. Eşlerden her birinin mallarının geliri ve kendi kazançları yine kendilerine aittir.
743 sayılı Türk Kanunu Medenisi’ne göre; kadının eve bakması ve ev işlerini yapması yasal ödevidir. Kadının, ev işlerini yapması ve çocuklara bakmış olması, diğer eşin edindiği mala katkı sayılmamış olup, eşler arasında yasal mal ayrılığının geçerli olduğu dönemde, kadın veya kocanın diğerinden katkı payı karşılığı genel hükümlere göre bir tazminat isteyebilmesi için mutlaka, parasal veya para ile ölçülebilen maddi bir değer koymak suretiyle bir katkısının olması Yargıtay kararları ile edilmiştir.

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 227. maddesi hükmü gereği değer artışı nedeniyle alacak talep edebilmek için de, talepte bulunan eşin, diğer eşe ait malın edinilmesine, iyileştirilmesine veya korunmasına parasal veya para ile ölçülebilen maddi bir katkı sağlamış olması gerekir. Çalışmayan ve herhangi bir kazancı ve geliri bulunmayan kadının, ev işlerinde harcadığı emeği, bu maddeye göre yine katkı sayılmaz.

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, evi dışında çalışmayan ve herhangi bir geliri ve kazancı bulunmayan kadının, ev işlerinde sarfettiği emeğini, yasal rejim olan edinilmiş mallara katılma rejiminde, diğer eşin bu mal rejiminin devamı süresince edinilen malları üzerinde, katılma alacağı hakkı tanımak suretiyle yasal karşılığa bağlamıştır. Yasa’nın 236. maddesinde yer alan hüküm gereği; her eş veya mirasçıları, diğer eşe ait artık değerin yarısı üzerinde hak sahibi olurlar. Anılan Yasa’nın 231. madde artık değerin ne olduğunu ve nasıl bulunacağını göstermiştir.
Olayda; taşınmaz ve araç, taraflar arasında mal ayrılığı rejiminin geçerli olduğu dönemde edinilmiştir. Bu mallar, rejim olan edinilmiş mallara katılma rejimine kocanın kişisel malı olarak girmiş olup edinilmiş mal değildir. Çalışmayan, herhangi bir geliri ve kazancı bulunmayan davacı kadının bu malların edinilmesine herhangi bir katkısı kanıtlanamamıştır. Bu nedenle, davacı; katkı payı karşılığı veya değer artış payı nedeniyle davalıdan alacak talebinde bulunamaz. Taraflar arasındaki 1.1.2002 tarihinden itibaren başlamış olan edinilmiş mallara katılma rejimi, boşanma davasının açıldığı tarihte sona ermiştir. Kocanın kişisel mallarının, rejim döneminde geliri varsa, kişisel malların geliri edinilmiş mal olacağından, kadın ancak, bu edinilmiş mal üzerindeki varsa katılma alacağını isteyebilir. Davacının edinilmiş mallara katılma rejiminin tasfiye edilerek katılma alacağının tahsiline ilişkin bir davası ise bulunmadığından davacı kadının talebinin reddi gerekir.

Tags: , , , , , , , , , , , , ,

MAHKEME KARARLARININ TESCİLİ

November 16th, 2010 by admin | No Comments | Filed in Uncategorized

MAHKEME KARARLARININ TESCİLİ

a) Açıklama ve İstenen Belgeler
Tapu sicilinde tescil, terkin, değişiklik ve düzeltme yapılmasını gerektiren mahkeme kararları ilgilisinin istemi halinde edilir. İnfazı için kesinleşmiş olması ve kesinleştiğinin kararın uygun bir yerine şerh edilmiş ve hakimce imzalanmış olması gerekir. Mahkeme kararlarının infazı için tescil belgesi düzenlenmektedir.
Mahkeme kararlarının infazı istenirse tapu sicil müdür¬lüğünce aşağıdaki belgeler istenir.
1- Üzerinde kesinleşme şerhi bulunan mahkeme kararı,
2- İstemde bulunanın mahkeme kararında adı geçen kimse olduğunu belirlemek için nüfus cüzdanı pasaportu, istem belgesine diğeri tapu senedine yapıştırılmak üzere iki vesikalık fotoğrafı,
3- İstem temsilen yapılıyorsa temsil belgesi ve temsilcinin nüfus cüzdanı veya pasaportu ile bir adet vesikalık fotoğrafı.
b) Hükmen Tescile Esas Mahkeme Kararı Örneği
T.C.

ASLİYE 20.HUKUK MAHKEMESİ
……
HÜKÜM:
Yukarıda açıklanan nedenlerle:
1-Toplanan tüm kanıtlara, özellikle Adli Tıp Kurumunun …… gün ve …… sayılı raporuna göre; davacının miras bırakanı …….. nın vekaletnamenin düzenlendiği …… tarihinde hukuki ehliyetini haiz olmadığı saptanmakla, bu vekaletnameye dayanılarak yapılan satış işlemi ve tasarrufların geçersiz olduğunun kabulü ile, dava konusu edilen ve tapuya …… adına kayıtlı bulunan Ankara Çankaya ilçesi 1.bölge Kavaklıdere mahallesi ….. ….. parseldeki …… paylı apartmanın ….. ….. bağımsız bölüme ait tapu kaydının davacının murisi ……’ın vekalet yoluyla satışından geçen …… hissesine kısmının iptaline ve ……. nın mirasçısı olan davacı ……. adına tesciline…
c) Tescil İstem Belgesinin Yazımı
1) Yukarıda niteliği gösterilen taşınmaz malın tamamı ÇANKAYA ilçesi Kavaklıdere mahallesi …… ada ….. parseli teşkil eden …… m2 miktarındaki kargir apartmanın …… arsa paylı …… kat …… nolu meskeninin tamamı …… adına kayıtlı iken; Ankara 20. Asliye Hukuk mahkemesinin …… tarih …… esas ve …… karar sayılı mahkeme ilamına istinaden, taşınmaz malın ……. payının ben ……. adına tescilinin yapılmasını, hükmen tescil için beyanda bulunduğum değerin bu gayrimenkulün emlak vergisi değerine yeniden değerlendirme oranı uygulanmak suretiyle bulunacak değerden düşük olmaması gerektiğini bildiğimi aksi takdirde kusur cezası ve gecikme faizi ile birlikte ödeyeceğimi arz ve talep ederim.
2) Yukarıda niteliği gösterilen taşınmaz malın tamamı ……. adına kayıtlı olup, ben …… ibraz ettiğim Ankara 8. Asliye Hukuk Mahkemesinin …… tarihinde kesinleşmiş …… tarih …… esas …… karar sayılı ilamına göre malik adının tapu kaydından iptali ile bu bağımsız bölümün hükmen adıma tescil edilmesini talep ve 492 sayılı Harçlar Kanununa göre yukarıda gösterilen değerin emlak vergisi değerine yeniden değerleme oranı uygulanmak suretiyle bulunacak değerden düşük olmadığını, aksi halde aradaki farkın V.U.K. na göre cezalı olarak tahsil edileceği hususunun Tapu Sicil Müdürü tarafından tarafıma bildirildiğini beyan ederim.
d) Tapuya Tescili
A kişisi:B kızı-Tam- Hükmen 20.10.2005 – 5600
e) Tapu Senedinin Yazımı
İşbu taşınmaz malın tamamı …… adına kayıtlı iken, Ankara 8. Asliye Hukuk Mahkemesinin …… tarihinde kesinleşmiş …… tarih …… esas …… karar sayılı ilamına göre hükmen tesciline istinaden düzenlenmiştir.
f) İşlemin Mali Yönü
(4) sayılı Tarifede özel olarak belirtilen hiçbir pozisyona girmeyen mahkeme kararlarının infazında Harçlar Kanununa ekli (4) sayılı Tarifenin 13.c pozisyonu uyarınca, Onbinde 5 oranında harç tahsil edilir. Ayrıca Döner Sermaye İşletmesince belirlenen tarifeye göre ücret tahsil edilir.

Makaleye gelen aramalar:

Tags: , , , , , , , , , , , , ,

Sarıyer Park’ın temeli atıldı

November 16th, 2010 by admin | No Comments | Filed in Uncategorized

62223 sariyer park 1 Sarıyer Park’ın temeli atıldı boğaz manzaralı 24 dubleksten oluşan Sarıyer Park’ta fiyatları 650 bin ila 750 bin dolar arasında değişen konutlar için yüzde 30 peşinat ve esnek ödeme seçeneği sunuluyor

Propa İnşaat tarafından butik bir site anlayışıyla Sarıyer’de geçirilen Sarıyer Park projesinin temeli atıldı. Proje aşamasında yerli ve yabancı yatırımcıların büyük ilgisini çeken ve satış bağlantıları yapılan Sarıyer Park, Eylül 2009’da teslim edilecek. Proje, büyüklüklükleri : 190 metrekare ile 240 metrekare arasında değişen 12’si bahçe, 12’si çatı dubleksi olmak üzere hepsi boğaz manzaralı 24 dubleksten oluşuyor.

İleri inşaat teknolojisiyle inşa edilecek Sarıyer Park’ın, lokasyonu ve sağladığı ayrıcalıklarla İstanbul’da lüks yaşam alanı sunan projelerden olduğunu belirten Propa İnşaat İcra Kurulu Üyesi Can Reşit Özçiçek, fiyatları 650 bin ila 750 bin dolar arasında değişen projede; yüzde 30 peşinat ve esnek ödeme seçeneği ile ’ten projeye özel kredisi seçenekleriyle kişiye özel ödeme planı uyguladıklarını belirtti.

Kapalı site olarak tasarlanan proje kapsamında açık yüzme havuzu, özel otopark alanları, tesisler, çocuk alanları, güvenlik birimleri ve peyzajı yapılmış yeşil alanlar bulunuyor. En son teknolojik ürünlerle su ve ısı yalıtımının gerçekleştirildiği site genelinde, güvenlik uyarı sistemleri ve kameralar yer alıyor. Evlerin içinde görüntülü interkom bulunuyor ve güvenlik kapısına direkt bağlantı sağlanıyor. Profesyonel yönetimle bir “residence” hizmeti sağlanacak olan Sarıyer Park’ta, sahiplerinin her türlü günlük ihtiyacına verilebilecek. Sitede yer alacak teknik servis ise ihtiyaç anında tamirat bakım hizmetini hızlı bir şekilde sunabilecek.

Tel: (0212) 347 02 89

Tags: , , , , , , , , , , ,

Kentsel Dönüşümle Yarı Fiyatına Daire

November 16th, 2010 by admin | No Comments | Filed in Uncategorized

kiptas sumer detay Kentsel Dönüşümle Yarı Fiyatına Daire

Kiptaş, Sümer Mahallesi’ndeki kentsel dönüşüm projesi için düğmeye bastı. Proje kapsamında bin 38 yıkılıp yerine bin 536 inşa edilecek.

İstanbul’un çok bölgesinde kentsel dönüşüm projelerine başlayan İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB), yöndeki çalışmalarını sürdürmeye devam ediyor. İBB’ iştiraki Kiptaş, ’nda “ Sümer Mahallesi” kentsel dönüşüm projesiyle, 54 bin 415 metrekarelik alana konut yapacak.

Satış ofisinin açılışında konuşan İBB Başkanı Kadir Topbaş, Sümer Mahallesi’nde en riskli alanların tespit edildiğini belirtti. Projenin 24 ayda tamamlanacağını dile getiren Topbaş, “Bölgede aralarda birkaç sağlam binalar kalıyordu. ‘Bu binaları bırakıp diğerlerini yenilemek yerine yeniden bir şehir kuralım’ dedik ve çalışmaları başlattık” konuştu.

Zeytinburnu’nun en köklü yerleşimlerinden olduğu belirtilen Sümer Mahallesi’nde dönüşüm alanı olarak 63 bin 300 metrekarelik bölge alındı. hazırda bin 38 konut ve 212 dükkanın bulunduğu bölgede, yüzde 43′lük orana karşılık gelen 536 adet bağımsız birimin açısından taşıdığı dile getiriliyor.

DAİRELER YARI FİYATINA

Projede hiçbir vatandaşın mağdur edilmediğini dile getiren Topbaş, kimseye de peşkeş çekmediklerini kaydetti. Vatandaşlara bir de uyarıda bulunan Topbaş, “ yapılacak konutlar iki katı değer kazanacak. Uyanıklar olabilir. Sakın dairenizi satmayın” dedi. Konuşmasının ardından Kadir Topbaş, Sümer Mahallesi sakini bir vatandaş ile sözleşmeyi yaptı. Kentsel dönüşüm projesi kapsamında 100 ′lik hak sahibi olanlara, yeni konutlardan 75 metrekarelik daire verilecek. Başkan Topbaş yeni projede 100 ′lik bir dairenin fiyatının 110-125 bin YTL olduğunu, bu dairelerin asıl değerinin ise 225 bin YTL olduğunu söyledi.

BİN 536 KONUT YAPILACAK

Planlama alanı 54 bin 415 metrekare olarak belirlenen Sümer Kentsel Dönüşüm Projesi’nde toplam inşaat alanı, 167 bin metrekareyi bulacak. 292 adet 1+1, 790 adet 2+1 dairelerin bulunacağı projede, 432 adet 3+1 ve 22 adet 5+1 seçenekleri de olacak. Toplam bin 536 dairenin yer alacağı projede, 100 bin metrekare büyüklüğünde bir alışveriş merkezi de inşa edilecek. Konutlar teslim edilinceye kadar geçen yapım sürecinde bölgede ikamet edilebilecek.

Tags: , , , , , , , , , , , , , ,

EŞLER ARASINDAKİ MAL REJİMİ SÖZLEŞMELERİ

November 15th, 2010 by admin | No Comments | Filed in Uncategorized

Eşler veya evlenecek olanlar mal varlıklarının akibeti hakkında aralarında mal rejimi sözleşmesi yapabilirler Yeni Medeni Kanunun 202. maddesine göre “Eşler arasında edinilmiş mallara katılma rejiminin uygulanması asıldır.
Eşler mal rejimi sözleşmeleriyle kanunda belirlenen diğer rejimlerden birini edebilirler”
Mal rejimi sözleşmesi evlenmeden önce veya sonra noterde düzenleme veya onaylama şeklinde yapılabilir. Ancak, taraflar evlenme başvurusu sıra¬sında hangi mal rejimini seçtiklerini yazılı olarak da bildirebilirler. Mal rejimi sözleşmelerinin taraflarca ve gerektiğinde temsilcilerce imzalan¬ması zorunludur (MK.205).
Medeni Kanun eşler için dört mal rejimi öngörmüştür:
1) Edinilmiş mallara katılma rejimi (MK.218),
2) Mal ayrılığı (MK.242),
3) Paylaşmalı mal ayrılığı (MK.244),
4) Mal ortaklığı (MK.256).
1) EDİNİLMİŞ MALLARA KATILMA REJİMİ (MK.218)
a) Genel Bilgi
Yeni Medeni Kanunun aksine sözleşme olmadıkça eşler için kabul ettiği yasal mal rejiminin adı “Edinilmiş Mallara Katılma Rejimidir.” mal rejimi Medeni Kanunun 218-242. Maddelerinde düzenlenmiştir. Başka bir mal rejimini sözleşme yaparak kabul etmedikçe tüm evliler ve evlenecekler rejime tabidir.
Eşler evlenme akdi öncesinde, sonrasında veya evlenme merasimi sırasında her hangi bir mal rejimini seçebilirler. Eğer eşler kanunda belirlenmiş her hangi bir mal rejimini seçmemişlerse “eşler arasında edinilmiş mallara katılma rejiminin uygulanması asıldır.” (MK.202).
Edinilmiş mallara katılma rejimi, edinilmiş mallar ile eşlerden her birinin kişisel mallarını kapsar (MK.218).
Her eş, yasal sınırlar içerisinde kişisel malları ile edinilmiş mallarını, yönetme, bunlardan yararlanma ve bunlar üzerinde tasarrufta bulunma hakkına sahiptir.
Aksine anlaşma olmadıkça, eşlerden biri diğerinin rızası olmadan paylı mülkiyet konusu maldaki payı üzerinde tasarrufta bulunamaz (MK.223).
b) Eşlerin Malları Üzerinde Tasarruf Yetkileri
Yasal mal rejiminde eşlerin tüm malları üzerinde diledikleri gibi yönetim, yararlanma ve tasarruf hakları vardır. Mallarının tamamını veya bir kısmını diğer eşe veya üçüncü bir kişiye satabilir, bağışlayabilir, trampa yapabilir, rehnedebilir, irtifak hakları ve kişisel haklar kurabilir. Her hangi bir tasarruf için diğer eşin rızasını almaya gerek yoktur. Her eş evlilik birliğinin kurulmasından önce veya sonra edinmiş oldukları tüm malları diledikleri gibi tasarruf edebilirler. Yasal mal rejiminin tapuya yönelik hükümleri boşanma halinde önem kazanacaktır.
Ancak kanun koyucu eşler arasında paylı mülkiyet olarak kayıtlı mallar üzerinde bu tür tasarrufları diğer eşin iznine tabi tutmuştur. 223. Maddenin ikinci fıkrasındaki “paylı mülkiyet konusu” ibaresini, “eşler arasında paylı mülkiyet konusu” olarak esas almak gerekir. Eşle üçüncü kişiler arasında paylı mülkiyet olarak kayıtlı mallar üzerinde tasarruf için bu izne ihtiyaç yoktur. Fakat, eşle diğer eş ve üçüncü kişiler arasında paylı mülkiyet olarak kayıtlı yerlerde eşin diğer hissedarlar veya dışardan birisi ile yapacağı tasarruflar için bu izne ihtiyaç vardır.
c) Eşlerin Edindikleri Malların Adlarına Tescil Şekli
Edinilmiş mallara katılma rejiminde eşlerin evlilik birliğinden önce edinilmiş veya sonra edinilecek mallarının, önceki kanun döneminde olduğu gibi kendi adlarına tapuda tescili yapılır. Her eşin malı kendi adına tescil edilir, yasal mal rejiminde eşler adına paylı mülkiyet olarak tescil söz konusu değildir. Ancak boşanma halinde, mahkeme kararına istinaden diğer eş adına da paylı mülkiyet olarak tescil yapılacaktır.
d) Boşanma Halindeki Durum
1) Mülkiyet Hakkının Verilmiş Olması
Edinilmiş mallara katılma rejimi devam ettiği sürece bu rejimin tapu sicilini ilgilendiren bir yönü yoktur. Bu ancak boşanma halinde tapu sicilini ilgilendirir ki, o da boşanma kararındaki hükümlere istinaden eşlerden her biri adına tescilli tüm malların mahkeme kararı doğrultusunda eşler adına paylı mülkiyet olarak tescili işlemidir.
2) Ölüm Halinde İntifa veya Oturma Hakkı Tanınmış Olması
Medeni Kanunun 240. Maddesine göre eşlerden birinin ölümü halinde “sağ kalan eş, eski yaşantısını devam ettirebilmesi için ölen eşine ait olup birlikte yaşadıkları üzerinde kendisine … intifa veya oturma hakkı tanınmasını isteyebilir… Haklı sebeplerin varlığı halinde, … intifa veya oturma hakkı yerine üzerinde mülkiyet hakkı tanınabilir..”
Mahkeme kararı ile mülkiyet hakkı tanınmış ise aile konutunun mülkiyeti sağ kalan eş adına tescil edilir. İntifa veya oturma hakkı tanınmış ise tapu kütüğünün irtifak hakları sütununda sağ kalan eşin talebi ile gerekli haklar kurulur.
e) İşlemin Mali Yönü
Boşanma veya evliliğin iptali halinde kesinleşmiş mahkeme kararı incelenerek hangi taşınmazların yarı payının diğer eş adına tescil edileceği belirlenir ve Harçlar Kanununa ekli (4) sayılı Tarifenin 13/c pozisyonu uyarınca tashih harcı alınarak gerekli tescil yapılır.
Ölüm nedeniyle aile konutu üzerinde mülkiyet, intifa veya oturma hakkı tanınmış ise yine kesinleşmiş mahkeme kararına istinaden intikal harcı alınarak gerekli tescil yapılır.
2) MAL AYRILIĞI (MK.242)
Mal ayrılığı rejimi, eşlerin mal varlıklarının tamamen bir birinden ayrı olduğu bir rejimdir. Diğer eşin mal varlığı üçüncü bir kimsenin mal varlığı gibidir. Eşlerin bir birlerinin mal varlıklarına müdahale etme yetkileri yoktur. Tasarruf ve idaresine hiçbir şekilde karışamazlar. “Mal ayrılığı rejiminde eşlerden her biri, yasal sınırlar içerisinde kendi malvarlığı üzerinde yönetim, yararlanma ve tasarruf hakkını korur.” (MK.242).
Ancak bu rejimin geçerliliği için, eşlerin noterde mal ayrılığı sözleşmesi imzalamaları veya evlenme sırasında yazılı olarak evlendirme memuruna bildirmeleri gerekir.
Mal ayrılığı rejiminin tapu sicilini ilgilendiren bir yönü yoktur. Tapu kayıtlarına bu konuda her hangi bir şerh vermek veya tescil yapmak gerekmez.
3) PAYLAŞMALI MAL AYRILIĞI (MK.244)
a) Genel Bilgi
Paylaşmalı mal ayrılığı, eşler arasında bu yönde bir sözleşmenin imzalan¬masından sonra edinilmiş olup, ailenin ortak kullanım ve yararlanmasına özgülenmiş mallar ile ailenin ekonomik geleceğini güvence altına almaya yönelik yatırımlar ve bunların yerine geçen değerlerin, mal rejiminin sona ermesi halinde, eşler arasında eşit olarak paylaştırılmasını esas alan bir mal rejimidir (MK.250).
Bu mal rejiminde eşlerden her biri, yasal sınırlar içerisinde kendi malvarlığı üzerinde yönetim, yararlanma ve tasarruf haklarını korur (MK.244). Eşlerden her biri, kendi borçlarından bütün malvarlığı ile sorumludur (MK.246).
Paylaşmalı mal ayrılığı rejimi feshedilmediği sürece tapu kütüğünde işlem yapılmasını gerektirmez.
Miras yolu ile edinilen mallar, bağış yolu ile edinilen mallar, vasiyetname veya miras mukavelesine istinaden edinilen mallar paylaşmaya dahil değildir. Ancak bağışlayan veya vasiyet bunların da paylaşmaya dahil olacağını şart edebilir (MK.250).
Paylaşmalı mal ayrılığı rejimini eşler başka bir mal rejimini seçerek sona erdirebilirler. Boşanma, ölüm, mahkeme kararı ile de bu rejim sona erer.
Paylaşmanın ayın (mal) olarak yapılması asıldır. Buna olanak yoksa bedel eklemek suretiyle paylar denkleştirilir. Bedel hemen ödenemeyecekse kanuni ipotek yapılması mümkündür (MK.253).
Eşler paylaşmayı tapu dairesine başvurarak kendileri yapabileceği gibi, paylaşmanın yapılması için mahkemeye de başvurabilirler.
b) Paylaşmanın Eşlerin Rızası ile Yapılması
Eşler başka bir mal rejimini seçerek, örneğin mal ayrılığı rejimine geçerek paylaşmalı mal ayrılığı rejimini sona erdirebilirler. Eşler hangi mal rejimini seçmişlerse tapu sicilinde o mal rejiminin hükümlerine göre gerekli tescil işlemi yapılır. Eşler hiçbir mal rejimini seçmeden aralarındaki rejimi feshetmişlerse, yasal mal rejimi olan edinilmiş mallara katılma rejimine geçtikleri kabul edilir.
Eşler, aralarındaki rejimi feshederek edinilmiş mallara katılma rejimine veya mal ayrılığı rejimine geçmişlerse tapu dairesine gelerek paylaşmaya tabi olduğunu düşündükleri malları Tapu Kanununun 26. Maddesine göre düzen¬lenecek paylaşma (taksim) resmi senedi ile paylaşabilirler. Tapu dairesince bu paylaşma resmi senedine olarak eşler adına gerekli tescil yapılır. Eşler bu rejime dahil malları eşit hisselerle paylaşabilecekleri gibi farklı oranlardaki hisselerle de paylaşabilirler. Bir kısım taşınmazları bir eş bir kısım taşınmaz veya taşınırları veya hakları diğer eş alarak da paylaşabilirler. Tapu dairesince eşler arasındaki bu paylaşma şekline müdahale edilemez.
c) Paylaştırmanın Mahkeme Kararı ile Yapılması
Paylaşma konusunda eşlerin anlaşamaması veya evliliğin boşanma veya iptal ile sona ermesi halinde paylaştırma eşlerin aralarındaki mal rejimi sözleşmesi dikkate alınarak mahkeme tarafından yapılır. Mal rejiminin ölüm ile sona ermesi halinde ise miras hükümlerine göre işlem yapılır. Mahkemeden getirilecek mirasçılık belgesine göre ölenin mirasçıları adına gerekli tescil yapılır.
Tapu dairesi mahkemenin kesinleşmiş kararına uyarak gerekli tescili yapar.
d) İşlemin Mali Yönü
Paylaşmalı mal ayrılığı rejiminin kurulması tapu kütüğünde her hangi bir işlem yapılmasını gerektirmediğinden mali yönü de yoktur.
Bu mal rejiminin sona ermesi halinde eşlerin rızası ile veya mahkeme kararı ile malların paylaşılması halinde ise Harçlar Kanununa ekli (4) sayılı Tarifenin 13/c pozisyonu uyarınca tashih harcı alınarak işlem yapılır.
4) MAL ORTAKLIĞI (MK.256)
A- KURULMASI
a) Genel Bilgi
Mal ortaklığı, ortaklığa giren malların mülkiyetine eşlerin elbirliği ile (iştirak halinde) sahip oldukları bir mal rejimidir. Genel mal ortaklığı ve sınırlı mal ortaklığı şeklinde ikiye ayrılır.
Genel mal ortaklığında, eşlerin kanun gereğince kişisel mal sayılanlar dışındaki malları ile gelirleri ortaklık mallarını oluşturur (MK.257).
Sınırlı mal ortaklığı da kendi içerisinde ikiye ayrılır:
a) Edinilmiş mallarda ortaklık: eşler mal rejimi sözleşmesiyle sadece evlilik birliği süresince edinilmiş mallarda ortaklık kabul etmişlerse, bu edinilmiş mallarla sınırlı mal ortaklığıdır.
b) Diğer mal ortaklıkları: eşlerin mal rejimi sözleşmesiyle belirli mal varlığı türlerini, özellikle taşınmaz malları ortaklık dışında tutmalarıdır.
Mal ortaklığına mallara eşler bölünmemiş bir bütün olarak sahip olurlar. Bu itibarla eşlerden her birine ait taşınmaz mal elbirliği şeklinde (iştirak halinde) eşlerin her ikisi adına tapuda tescil edilir. Bu tescilden sonra artık elbirliği mülkiyeti (iştirak halinde mülkiyet) hükümleri işleyeceğinden “Hiçbir eş, ortaklık payı üzerinde tek başına tasarruf hakkına sahip değildir” (MK.257)
Mal ortaklığının tescilinden sonra iştirak halinde mülkiyet hükümleri uygulanacağından temlik, rehin, taksim gibi işlemleri eşler ancak birlikte yapabilirler (TKGM.Gn.484).
Olağan yönetim işleri dışında kalan konularda eşler, ancak birlikte veya biri diğerinin rızasını almak suretiyle ortaklığı yükümlülük altına sokabilir veya mallarda tasarrufta bulunabilir (MK.263). Eşlerden biri, diğerinin rızasıyla ortaklık mallarını kullanarak, tek başına bir meslek veya sanat ederse, bu meslek ve sanata ilişkin bütün hukuki işlemleri yapabilir (MK.264).
Hangi taşınmaz mal veya hakların ortaklık kapsamına girdiği mal ortaklığı sözleşmesine bakılarak anlaşılır. Sözleşmede bir kısım mallar ortaklık dışında bırakılmış olabilir. Tapu sicil müdürlüğünün sadece ortaklığa giren taşınmaz malları iştirak halinde tescili gerekir. Sözleşme ile “Bir eşin kişisel malı olduğu ispatlanmadıkça tüm mal varlığı değerleri ortaklık malı sayılır” (MK.261).
Ortaklığa dahil olmayan mallar eski sahipleri adına kalır. “Eşlerden her biri, yasal sınırlar içerisinde kendi kişisel mallarını yönetme ve bunlar üzerinde tasarrufta bulunma hakkına sahiptir” (MK.267).
b) İstenen Belgeler
a) Malik olan eşin istemi (Eğer sözleşmede yetki varsa diğer eşin istemi de yeterlidir),
b) Malik olan eşin nüfus cüzdanı veya pasaportu, bir adet vesikalık fotoğrafı.
c) Mal ortaklığı sözleşmesi. (Noterce düzenlenmiş veya onaylanmış mal rejimi sözleşmesi, evlenme sırasında imzalanmış ise evlendirme memurunca onanmış taraflarca imzalı mal rejimi bildirimi)
c) Tescil İstem Belgesinin Yazımı
Yukarıda niteliği gösterilen taşınmaz malın tamamı Ben Kadir ÖZER adına kayıtlı iken, eşim Yadigar ÖZER ile 11. Noterliğinde tanzim ettir¬diğimiz 11.04.2002 tarih ve 22156 sayılı mal ortaklığı sözleşmesi uyarınca işbu taşınmaz malın ben Kadir ÖZER ve eşim Yadigar ÖZER adlarına, mal ortaklığı sebebiyle elbirliği mülkiyeti şeklinde (iştirak halinde) tescilini talep ile 492 sayılı Harçlar Kanununa göre yukarıda gösterilen değerin emlak vergisi değerine yeniden değerleme oranı uygulanmak suretiyle bulunacak değerden düşük olmadığını, aksi halde aradaki farkın V.U.K. na göre cezalı olarak tahsil edileceği hususunun Tapu Sicil Müdürü tarafından tarafıma bildirildiğini beyan ederim.
d) Mal Ortaklığının Tapuya Tescil Şekli
Eşler, ortaklık mallarına bölünmemiş bir bütün olarak sahip olurlar (MK.257). Demek ki, mal ortaklığında sözleşme kapsamına giren eşlerden her birine ait tüm malların, eşlerin her ikisi adına elbirliği şeklinde (iştirak halinde) tescili gerekir.
Örnek:

20.5.2002 – 2855

Kadir ÖZER : Mustafa oğlu- Tam- Kadastro – 2.7.1985-

Kadir ÖZER : Mustafa oğlu Mal Ort. 20.5.2002 – 2855

Yadigar ÖZER: Ahmet kızı Mal Ort. 20.5.2002 – 2855

e) Tapu Senedinin Yazımı
İş bu taşınmaz malın tamamı Kadir ÖZER adına kayıtlı iken, eşi Yadigar ÖZER ile Ankara 11.Noterliğinden tanzim ettirdikleri Mal Ortaklığı Sözleşmesi uyarınca tesciline istinaden düzenlenmiştir.
f) İşlemin Mali Yönü
Harçlar Kanununa ekli (4) sayılı Tarifenin 9. Pozisyonu uyarınca mal ortaklığının tescilinde kayıtlı değer üzerinden, Binde 5.4 oranında harç tahsili gerekir.
B) SONA ERMESİ VE TERKİNİ
Mal ortaklığı rejimi aşağıdaki hallerden biri ile sona erer (MK.271):
- Eşlerden birinin ölümü,
Bu halde elbirliği mülkiyetini paylı mülkiyete dönüştürmeye gerek yoktur. Elbirliği mülkiyeti zaten mirasın intikalinin yapılması ile sona erer. Bu itibarla, mirasın intikali için alınacak harç dışında bir harç almaya da gerek yoktur.
- Diğer bir mal rejiminin eşler tarafından kabulü,
Eşler tarafından mal ortaklığı rejimi feshedilerek yeni bir mal rejimi kabul edilebilir. Bu halde noterden onaylı yeni mal rejimi sözleşmesine istinaden eşlerden birinin istemi üzerine elbirliği mülkiyeti terkin edilerek yeni mal rejimi sözleşmesinde belirtildiği şekilde işlem yapılır. Örneğin, mal ayrılığı rejimi kabul edilmişse elbirliği mülkiyeti terkin edilerek bu taşınmaz elbirliğinden önce kimin ise o eş adına eskisi gibi tescil edilir. için Harçlar Kanununa ekli (4) sayılı Tarifenin 13/c pozisyonu uyarınca tashih harcı alınarak işlem yapılır.
- Boşanma veya evliliğin mahkemece iptali,
Boşanma halinde mal ortaklığı sona erer ve mahkeme kararında belirtildiği şekilde eşler adına tescil yapılır. Bunun için Harçlar Kanununa ekli (4) sayılı Tarifenin 13/c pozisyonu uyarınca tashih harcı alınarak işlem yapılır.
- Eşlerden birinin iflasına karar verilmesi,
Eşlerden birinin iflasına karar verilmesi ile mal ortaklığı sona erer ve iflas idaresinin talebi üzerine elbirliği mülkiyeti feshedilerek paylı mülkiyet şeklinde eşler adına tescil yapılır. İflas kararının infazı her hangi bir harç ve vergiye tabi değildir.
- Mahkemece mal ayrılığına geçilmesine karar verilmesi.
Mahkemece mal ayrılığı rejimine geçilmesine karar verilirse, eşlerden birinin istemi üzerine mahkeme kararında belirtildiği şekilde elbirliği mülkiyeti feshedilerek gerekli tescil yapılır. Bunun için Harçlar Kanununa ekli (4) sayılı Tarifenin 13/c pozisyonu uyarınca tashih harcı alınarak işlem yapılır.

Tags: , , , , , , , , , ,

Marmara’da Deprem Tehlikesine Karşı Önlem Alınması İhmal Ediliyor

November 14th, 2010 by admin | No Comments | Filed in Uncategorized

Marmara’da Tehlikesine Karşı Önlem Alınması İhmal Ediliyor

, 20.02.2000

Altı ay boşa geçirildi

İTÜ Avrasya Yerbilimleri Enstitüsü öğretim üyesi Prof. Dr. , Marmara Denizi’nde sürdürülen hiçbir bilimsel çalışmanın sonucunun buradaki deprem riskini değiştirmeyeceğini belirtti. Marmara’daki deprem riskinin 2 kere 2′ 4 etmesi kadar açık olduğunu söyleyen Prof. Barka, 17 Ağustos depreminden , 6 ayın boş tartışmalarla geçirildigini vurgulayarak, fazla zaman yitirilmeden yapı kalitesinin bozukluğu herkesçe bilinen Istanbul daki yapı stokunun yenilenmesi ve devletin, medyanın, bürokratlann dikkatlerinin bu konuya yoğunlaşması gerektigini kaydetti.

Anadolu Fay Hattı’m bilen bilimadamlarından biri olan ve bu faya ilişkin çalışmalarını kesintisiz sürdüren Prof. Barka, 17 Ağustos depreıninden bu yana geçen süre içindeki gelişmeleri Cumhuriyet’e değerlendirdi.

Prof. Barka, 17 Ağustos depreminin ardından hız kazanan bilimsel çalışmaların sürdüğünü ve yıl sonuna kadar daha kesin verilerin edileceğini söyledi. Barka, depremin yarattıgı nedeniyle şimdi herkesin bu riski ciddiye aldığını ifade ederek önemli olanın bu cidiyeti korumak ve bu dersi pratiğe dönüştürmek olduğunu söyledi.

Marmara’nın deprem gerçeği

“Marmara Denizi’nin içinden ne çalışması yapılırsa yapılsın ve ne çıkarsa çıksın buradaki deprem riskini değiştirmeyecektir. Buradaki deprem riski “iki çarpı iki eşittir dört” kadar kesin. Bu deprem öncesinde de böyleydi ama, bu kadar net değildi” konuşan Prof. Barka, Marmara’nın deprem riskinin dayandığı bilimsel verileri şöyleaçıkladı: “Gayet .Marmara’nın ortasında en son 1766 yılında deprem meydana geldi. O tarihten bu yana 234 yıl geçti. Buradaki fayın hızı yılda yaklaşık 2 cm. anlamı yaklaşık 4,5 metrelik bir birikim var. Marmara’nın ortasında 1509′da bütün bölgeyi etkileyen bir deprem oldu. Onun öncesinde de depremler var. Fayın hızına, bütün bu son depremlere ve deprem göçüne baktığımızda bunlar bize belirli fıkirler veriyor. Fayın geçtiği yerlerde küçük depremlerle atladığı yer yok. Hep büyük depremlerle kırarak geçmiş”

Marmara’da belirsizlik

Öte yandan Marmara deniz dibinin ve fay hatlarının henüz detaylarıyla bilinmediğini anımsatan Prof. Barka, “Bilgi düzeyi arttıkça bu çalışmalar daha netleşecek. Bizim yaptığımız bu çalışmalarda iyi bir batimetri elde etmek. Bunun yapılması halinde fayların morfolojik olarakdeniz tabanından nereden geçtiğini yakalarsınız. Ondan sonra sismik profillerle fayı daha detaylı olarak ortaya çıkarırsınız. Henüz bu detay batimetriyi elde etmiş değiliz. Tüm çabamız buna yönelik. Şu an için Le Pichon’unki de dahil ohnak üzere Marmara depremi ile ilgili hiçbir hipotez kesinlik kazanmış değil. Bu çahşmalar sonucunda elde edilen sağlıklı bilgilerle Marmara depremi için üretilen hipotezler teke düşecek.”

Akılcı yaklaşım

17 Ağustos depreminden bugüne kadarki sürenin boş tartışmalarla geçirildiğini anlatan Prof. Barka, İstanbul gibi depremden etkilenme riski yüksek olan bir metropolitan alan içinde uzıın dönemli planlar yapılması gerektiğini söyledi. Elimizde depreme dayanıksız kötü bir yapı stoku bulunduğu gerçeğinin herkesçe bilindiğini anımsatan Prof. Barka, şöyle devam etti: “Bu yapı stokunu en kısa zamanda yenilemek gerekiyor. Bunu herkes kendisi yapamaz. Burada devlet ön plana çıkar, kredi bulur önayak olur: Örneğin, bir plan dahilinde “senede 300 bin yapı stokunu yeniliyorum” der. Bunu 5 yıl yaptığınız zaman 1,5 milyon yapı stoku yapar. 5 ile çarparsanız 7,5 milyon nüfusun evini yenilemiş olursunuz. Bunun için Dünya Bankası vs çevrelerden kredi bulabilirsiniz. Ve bu krediyi yurttaşlara 20 sene vadeyle verebilirsiniz. Burada, “fay nerden geçiyor” tartışmasını bırakıp medyanın, devletin, bürokratlarm bu yöne konsantre ohnası lazım”

Erken uyarı tartışmalı

Prof. Barka, erken uyan sistemiyle ilgili olarak da şunlan söyledi: “Tamam bu yönde çalışmalar da yapılsın, belki haber de verilebilir. Ama bir de bu işin gerçeği var: 30 senedir Çin’de, Amerika’da, Japonya’da yapılan çalışmalarda belli çıkmazlar var. Önceden uyan olayı azami 20 saniyelik zamanla sınırlı. Bu da gazı kesmek vs için kullanılabitir, ama, insanları uyarmak açısından bir yaran yok. Ama diğer taraftan mühendislik olarak baktığımızda depreme dayanıklı bina nasıl yapılır onu biliyoruz. Oturup bilinmeyen bir konuda medet umacagımıza, bildiğimiz bir konuda en kısa zamanda mesafe almak daha akılcı değil mi?”

Tags: , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

  • Search